
Son yıllarda Doğu Afrika, küresel jeopolitiğin ve ekonomik rekabetin en kritik merkezlerinden biri haline geldi. Özellikle Körfez ülkeleri – Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Suudi Arabistan, Katar ve Kuveyt – ile bu denklemde aktif rol oynayan Türkiye, bölgeye toplamda 75 milyar doları aşan devasa bir sermaye aktardı.
Yaklaşık 415 milyon nüfusu barındıran Doğu Afrika, zengin doğal kaynakları, tımarlanmayı bekleyen tarım arazileri ve Babülmendep Boğazı gibi kritik deniz ticaret yollarına ev sahipliği yapıyor. Körfez aktörleri, ekonomik portföylerini petrol dışı sektörlere yaymak, gıda güvenliğini garantiye almak ve stratejik limanları kontrol etmek amacıyla bu bölgeye yoğun yatırım yapıyor.
Ve bu araştırama yazımızda bu aktörlere odaklanacağız…
Birleşik Arap Emirlikleri (BAE)
BAE, Doğu Afrika’daki tüm Körfez sermayesinin yaklaşık %60’ını (47,4 milyar dolar) tek başına karşılıyor ve stratejisi multidisipliner bir yapıya sahiptir.
Küresel liman devi DP World aracılığıyla Cibuti, Eritre, Somaliland, Somali, Ruanda ve Tanzanya’da kritik liman ve lojistik merkezlerini yönetiyor veya geliştiriyor.
Güney Sudan ($13 milyar) ve Uganda’da ($6,6 milyar) petrol ve altın rafine projelerini finanse ediyorlar.
Tükettiği gıdanın %85’ini ithal eden BAE, özellikle Sudan’da ($10,2 milyar) devasa tarım arazilerine ve projelere yatırım yapıyor.
Bölgedeki 8 ülkede askeri iş birliği, silah tedariki ve liman güvenliği gibi savunma girişimlerini destekliyor.
Suudi Arabistan
Suudi Arabistan, Suudi Kalkınma Fonu ve İslam Kalkınma Bankası aracılığıyla bölgede yaklaşık 15,6 milyar dolarlık yatırıma sahip.
Suudi sermayesinin %80’den fazlası (13 milyar dolar) stratejik önemi haiz Cibuti’ye odaklanmış durumdadır. Burada devasa rafineri projeleri (Damerjog) ve 92 yıllığına kiralanan “Suudi Lojistik Şehri” öne çıkmaktadır.
Riyad, BAE’ye kıyasla askeri ve liman işletmeciliğinde daha geride dursa da altyapı, hastane, yol ve sanitasyon projeleriyle yumuşak gücünü artırmaktadır.
Türkiye ve Diğer Aktörler
Türkiye, Körfez dışı bir oyuncu olmasına rağmen bölgedeki dinamiklerle iç içe bir strateji izliyor. Yaklaşık 9 Doğu Afrika ülkesinde aktiftir. Özellikle Tanzanya, Etiyopya, Somali ve Sudan ön plandadır.
Türkiye’nin ayırt edici özelliği, ekonomik yatırımların yanı sıra güçlü askeri eğitim, savunma sanayii ve güvenlik iş birlikleriyle mevcudiyet göstermesi olup, bölgede insancıl politikalar yürütmesi Türkiye’yi birçok alanda avantajlı hale getirmektedir.
Katar ve Kuveyt ise daha çok insani yardım, diplomasi ve seçici altyapı projeleriyle denklemde yer almaktadır.
Bölgesel Riskler
Bu yatırımlar bölge ekonomilerine ciddi bir nakit akışı sağlasa da, beraberinde önemli riskler de getirmektedir.
Yatırım yapan Körfez ülkelerinin kişi başına düşen milli geliri, Doğu Afrika ülkelerinin ortalamasından 22 kat daha fazladır. Bu durum, kararların Doğu Afrika halklarının lehine değil, dış aktörlerin çıkarına göre alınmasına yol açabilmektedir.
Ayrıca, Doğu Afrika’daki 12 ülkenin 9’u silahlı çatışmalarla mücadele etmektedir. Körfez ülkeleri arasındaki jeopolitik rekabet, özellikle Sudan örneğinde görüldüğü üzere, rakip gruplara sağlanan silah ve finansal destek nedeniyle iç savaşları tırmandırma riski taşımaktadır.
Geleceğe Yönelik Yatırım ve Strateji Öngörüleri
Körfez aktörlerinin Doğu Afrika hamleleri göz önüne alındığında, önümüzdeki dönem için şu yatırım öngörüleri oluşturulabilir:
- Kızıldeniz ve Hint Okyanusu hattındaki liman rekabeti tırmanacaktır. Limanları iç bölgelere bağlayan demiryolu, kara yolu ve lojistik merkezlerine yapılacak yatırımlar prim yapacaktır.
- İklim değişikliği ve küresel gıda krizleri nedeniyle, Doğu Afrika’nın verimli tarım arazilerinin Körfez sermayesiyle işlenmesi artacaktır. Modern sulama, depolama ve gıda lojistiği alanındaki yatırımlar yüksek getiri vaat etmektedir.
- Doğu Afrika’nın enerji açığını kapatmaya yönelik güneş/rüzgar santralleri ile ham petrol işleme tesisleri (Cibuti ve Uganda örneklerindeki gibi) Körfez fonlarının odak noktası olmaya devam edecektir.
- Bölgeye yatırım yapmayı planlayan küresel ve yerel yatırımcılar için “siyasi risk” en önemli parametre olacaktır. Yatırımların başarısı, bölgesel hükümetlerin istikrarına ve Körfez ülkeleri arasındaki diplomatik dengelerin seyrine sıkı sıkıya bağlı kalacaktır.
Kapanış Notu
Tüm bunların yanı sıra, Batı Afrika ve Sahel bölgesinde olduğu gibi Rusya’nın da önümüzdeki yıllarda Doğu Afrika’da hem askeri-güvenlik iş birlikleri hem de stratejik hamlelerle çok daha etkin bir rol oynamaya başlayacağı göz önünde bulundurulmalıdır.
Bölgedeki bu çok aktörlü rekabet, gerek doğrudan yatırımların seyri gerekse jeopolitik risk analizleri açısından kritik bir parametre olarak takip edilmelidir.

Vedat ÖZKAN
Yazar, Araştırmacı ve Öngörü Uzmanı
Yazar Vedat ÖZKAN‘ın Önceki Yazıları
ABD’nin Sınır Dışı Politikası: Afrika Ülkeleri Neden Kabul Ediyor, Neden Reddediyor? Okumak İçin
Afrika Demiryollarında Görünmeyen Kazanç ve Geleceğin Hatları “II.Bölüm” Okumak İçin
Afrika’nın Demiryolları: Rayların Arkasındaki Büyük Pazarlık "I.Bölüm" Okumak İçin
Nijerya’da Kızışan Bilgi Savaşları Okumak İçin
Kabileden Geleceğe: Afrika’da Dijital Sürü Devrimi Okumak İçin
Afrika’nın Gençliği Fırsat mı, Felaket mi? Okumak İçin
Afrika’da Bürokratik Soygun Okumak İçin
Tarımda Sermaye Büyürken Derinleşen Çaresizlik Okumak İçin
Afrika’da ‘’Vatana İhanet’’ Modası Okumak İçin
Güney Afrika’nın Yeni Damarları: Altyapı, Enerji ve Ticaret Koridorları Okumak İçin
Sahra Altı Afrika’nın Yoksulluğu & Yatırım Stratejisi Okumak İçin
Sahra Altı Afrika’nın Anlatılmayan Havacılık Sektörü Okumak İçin
Sahra Altı Afrika Yeniden Paylaşılıyor Okumak İçin
Çin’in Afrika’daki Varlığı ve Nijer Örneği Okumak İçin
Afrika Yatırım Stratejisi Okumak İçin
Afrı̇ka’da İş Bağlamak İçı̇n Kullanılan Klası̇k Yöntemler Tarı̇he Karışıyor!… Okumak İçin
Nijerya Yatırımları ve Türkiye Denklemi Okumak İçin
Afrika’daki Masun Yağışların Bilinmeyenleri! Okumak İçin
Vietnam ve Filipinler’den İnşaat İşçisi mi Geliyor? Okumak İçin
Masonluk: İstanbul’daki Afrikalı Kardeşler Okumak İçin
Brezilya’nın Afrika’daki Varlığı Okumak İçin
Angola’nın Çin Ziyareti ve Türkiye Angola’yı Neden Önemsemeli? Okumak İçin





İlginizi Çekebilir
Moldova’da 17 Milyon Avroluk Bölgesel Isıtma Modernizasyonu İçin Yeni İhale Süreci Başladı
EnergyX ve Trafigura Arasında 2 Milyar Dolarlık Lityum Anlaşması
Ukrayna Harkiv’de 304,5 MW Kapasiteli Kazan Sistemleri İçin Uluslararası Tedarik İhalesi Açıldı