İnşaat Tedarik Dergisi

İnşaat – Yatırım – Proje – Ulaştırma – Mimarlık – Enerji – Maden – Şantiye

ABD’nin Sınır Dışı Politikası: Afrika Ülkeleri Neden Kabul Ediyor, Neden Reddediyor?

ABD’nin sınır dışı ettiği insanları Afrika ülkelerine göndermesi, ilk bakışta sıradan bir göç meselesi gibi görünebilir. Ancak işin içine girince para, dış politika ve ülkelerin kendi sorunları çıkıyor. Bazı hükümetler bu insanları kabul ederken bazıları açıkça karşı çıkıyor.

Peki, aynı kıtadaki ülkeler neden farklı kararlar veriyor? Kabul edenlerin ortak noktası yoksulluk mu? Reddedenler ABD karşıtı mı? Araştırmada ortaya çıkan tablo, bu soruların tek bir cevabı olmadığını gösteriyor.

Önce neyin tartışıldığını anlayalım

Burada söz konusu olan, bir ülkenin kendi vatandaşını geri alması değil. ABD, sınır dışı ettiği bazı insanları vatandaşlık bağı bulunmayan başka ülkelere gönderiyor. Yani bir insan, doğup büyümediği, dilini bilmediği ve belki adını bile duymadığı bir ülkede hayatına devam etmek zorunda kalabiliyor.

Tartışmanın merkezinde de bu var. Bir hükümetin böyle bir anlaşmayı kabul etmesi, yalnızca birkaç kişiye kalacak yer bulması anlamına gelmiyor. Bu insanların güvenliği, geçimi, hukuki durumu ve geleceği de o ülkenin önüne geliyor.

Hangi ülkeler kabul ediyor?

Ekim 2026 itibarıyla kabul eden ülkeler arasında Güney Sudan, Esvatini, Ruanda, Uganda, Gana, Ekvator Ginesi, Kamerun, Demokratik Kongo Cumhuriyeti, Orta Afrika Cumhuriyeti, Sierra Leone, Liberya ve Burundi bulunuyor.

Cabo Verde de ABD’yle anlaşma imzaladı. Ancak Eylül ayındaki kayıtlara göre buraya henüz bir gönderim yapılmadı. Dolayısıyla anlaşmayı kabul etmekle insanları fiilen teslim almak arasında fark var.

Ülkelerin şartları da aynı değil. Bazıları geçici olarak barındırmayı, bazıları daha uzun süreli kabulü öngörüyor. Bu nedenle hepsini aynı uygulamanın değişmez parçaları gibi görmek doğru olmaz.

Hangi ülkeler karşı çıkıyor?

Nijerya ve Burkina Faso, başka ülkelerin vatandaşlarını ABD’den kabul etmeye açıkça karşı çıktı. Gine-Bissau’nun dönemin cumhurbaşkanı da Temmuz 2025’te bu düşünceye itiraz etti ve kendi vatandaşlarıyla başka ülke vatandaşları arasında ayrım yaptı.

Burada önemli bir nokta var. Anlaşma yapmayan her ülke, teklifi reddetmiş sayılmaz. Bazıları şu anda görüşüyor, bazılarına ise ABD’den henüz teklif gitmedi. Bzıları ise tutumunu kamuoyuna açıklamıyor.

Bu yüzden karşılaştırmayı, kabul ettiği bilinen ülkelerle açıkça karşı çıkanlar üzerinden yapmak gerekiyor. Aksi halde Afrika’yı gerçekte olmayan iki kesin kampa ayırmış oluruz.

Kabul edenler ne kazanıyor?

En açık cevaplardan biri maddi destek. İnsan Hakları İzleme Örgütü’nün incelediği anlaşmalarda Ruanda için yaklaşık 7,5 milyon dolar, Esvatini için 5,1 milyon dolar destek yer alıyor. Bu para, kabul ve göç yönetimiyle bağlantılı olarak veriliyor.

Kaynak sıkıntısı yaşayan bir hükümet için böyle bir destek önemli olabilir. Ancak bütün ülkelerin yalnızca para yüzünden kabul ettiğini söylemek doğru değil. Her anlaşmanın şartları açıklanmıyor. Ayrıca devlete verilen destekle yöneticilerin kişisel kazancı aynı şey değil.

Asıl dikkat çeken, insanların kabulünün iki devlet arasındaki mali anlaşmanın bir parçasına dönüşmesi.

Para kadar ABD’yle ilişkiler de önemli

Kabul eden ülkelerin bir başka ortak noktası, ABD’yle ilişkilerinden fayda sağlama beklentisi var. Ticaret, yardım, güvenlik desteği ve vize uygulamaları bu ilişkilerin önemli başlıkları.

Bir hükümet, göç konusunda Washington’a yardımcı olarak başka bir konuda destek bulmayı umabilir. Afrika merkezli Güvenlik Araştırmaları Enstitüsü de anlaşmaları bu baskılar ve beklentilerle birlikte değerlendiriyor.

Yine de her kabul kararının arkasında gizli bir ödül bulunduğunu söyleyemeyiz. Bildiğimiz şey, bu görüşmelerin yalnızca göçmenlerin nerede kalacağıyla sınırlı olmadığı. ABD’yle ilişkilerin genel durumu da hükümetlerin kararını etkileyebilecek bir unsur.

Yönetim biçimi kararı etkiliyor mu?

Kabul grubunda Esvatini, Ruanda ve Kamerun gibi siyasi özgürlüklerin sınırlı olduğu ülkeler bulunuyor. Yönetimin güçlü, kamuoyu denetiminin zayıf olduğu yerlerde böyle anlaşmaları hayata geçirmek daha kolay.

Fakat Gana örneği, bu açıklamanın tek başına yeterli olmadığını gösteriyor. Siyasi rekabetin ve özgürlüklerin daha güçlü olduğu Gana da kabul edenler arasında.

Diğer tarafta ise askerî yönetim altındaki Burkina Faso teklife karşı çıkıyor. Yani mesele, demokratik ülkelerin reddettiği, baskıcı yönetimlerin kabul ettiği bir ayrım değil. Yönetim biçimi önemli olsa da kararın tamamını açıklamıyor.

Her kabul kararı aynı anlama gelmiyor

Gana ve Sierra Leone’nin Batı Afrikalıları kabul etmesi ayrıca değerlendirilmeli. Bu ülkeler, kendilerine tamamen yabancı bir coğrafyadan gelen insanlarla bölgedeki ülkelerin vatandaşlarını aynı şekilde ele almıyor.

Sierra Leone, yalnızca Batı Afrika vatandaşlarını geçici olarak kabul ettiğini açıkladı. Burada bölgesel bağlar ve insanların daha sonra kendi ülkelerine dönmesi düşüncesi öne çıkıyor.

Ancak yakın bir ülkeden gelmek, güvenle geri dönebilmek anlamına gelmez. Bir kişi kendi ülkesinde tehlike altındaysa, onu komşu ülke üzerinden geri göndermek sorunu çözmez. Yalnızca yolunu uzatır.

Reddedenlerin ortak derdi nedir?

Karşı çıkan ülkelerin açıklamalarında en güçlü ortak nokta, başkasının yükünü üstlenmek istememeleri.

Nijerya, kendi sorunlarının zaten yeterince büyük olduğunu söylüyor. Bu yaklaşımın merkezinde ülkenin mevcut ihtiyaçları var. Gine-Bissau’nun açıklamasında kendi kuralları ve vatandaşlık bağı öne çıkıyor. Burkina Faso ise ülkenin onurunu ve kendi kararlarını verme hakkını vurguluyor.

Bu ülkeler aynı gerekçeyi kullanmıyor. Fakat hepsi, ABD’nin çözmek istediği sorunun kendi ülkelerine taşınmasına itiraz ediyor. Bu itiraz, bütün yabancılara karşı oldukları anlamına da gelmiyor.

Yoksulluğu tek başına açıklamıyor

Tabloya bakınca “Paraya ihtiyacı olan kabul eder” demek kolay. Ama ekonomik zorluk yaşayan ülkeler arasında reddedenler de var.

Benzer şekilde, hayır demek için büyük ve güçlü bir ülke olmak gerekmiyor. Gine-Bissau’nun açıklaması bunun bir örneği.

Bana göre asıl fark, hükümetlerin kazanç ve kayıp hesabında ortaya çıkıyor. Bazıları anlaşmayla para veya dış destek kazanacağını düşünüyor. Bazılarıysa getireceği sorumluluğu ve içeride doğuracağı tepkiyi daha ağır görüyor. Aynı teklif, farklı ülkelerde farklı anlamlara geliyor.

Hesabın dışında kalan insanlar

Bu tartışmada en kolay unutulanlar, uçaklara bindirilip gönderilen insanlar. Hepsini suçlu saymak doğru değil; aralarında korunmaya ihtiyaç duyan kişiler de bulunuyor. İnsan hakları araştırmaları, bazı yerlerde avukata ulaşamama ve belirsiz sürelerle tutulma gibi sorunlar gösteriyor.

Bu nedenle benim için asıl ölçü yalnızca hangi ülkenin evet veya hayır dediği değil. Anlaşmaların halka açıklanması, paranın nereye gittiğinin bilinmesi ve gönderilen insanların geleceğinin güvenceye alınması da gerekiyor. Devletlerin hesabı yapılırken insan hayatı arada kaybolmamalı.

Vedat ÖZKAN

Yazar, Araştırmacı ve Öngörü Uzmanı

Yazar Vedat ÖZKAN‘ın Önceki Yazıları

Afrika Demiryollarında Görünmeyen Kazanç ve Geleceğin Hatları “II.Bölüm” Okumak İçin  


Afrika’nın Demiryolları: Rayların Arkasındaki Büyük Pazarlık "I.Bölüm" Okumak İçin


Nijerya’da Kızışan Bilgi Savaşları Okumak İçin


Kabileden Geleceğe: Afrika’da Dijital Sürü Devrimi Okumak İçin


Afrika’nın Gençliği Fırsat mı, Felaket mi? Okumak İçin


Afrika’da Bürokratik Soygun Okumak İçin


Tarımda Sermaye Büyürken Derinleşen Çaresizlik Okumak İçin


Afrika’da ‘’Vatana İhanet’’ Modası Okumak İçin


Güney Afrika’nın Yeni Damarları: Altyapı, Enerji ve Ticaret Koridorları Okumak İçin


Sahra Altı Afrika’nın Yoksulluğu & Yatırım Stratejisi Okumak İçin


Sahra Altı Afrika’nın Anlatılmayan Havacılık Sektörü Okumak İçin


Sahra Altı Afrika Yeniden Paylaşılıyor Okumak İçin


Çin’in Afrika’daki Varlığı ve Nijer Örneği Okumak İçin



Afrika Yatırım Stratejisi Okumak İçin


Afrı̇ka’da İş Bağlamak İçı̇n Kullanılan Klası̇k Yöntemler Tarı̇he Karışıyor!… Okumak İçin



Nijerya Yatırımları ve Türkiye Denklemi Okumak İçin

Afrika’daki Masun Yağışların Bilinmeyenleri! Okumak İçin 

Vietnam ve Filipinler’den İnşaat İşçisi mi Geliyor? Okumak İçin


Masonluk: İstanbul’daki Afrikalı Kardeşler Okumak İçin

Brezilya’nın Afrika’daki Varlığı Okumak İçin
Angola’nın Çin Ziyareti ve Türkiye Angola’yı Neden Önemsemeli? Okumak İçin

Bu Haberi Paylaş

Haberi sosyal ağlarınızda paylaşarak daha fazla kişiye ulaştırabilirsiniz.

İnşaat Tedarik Dergisi reklamı
İnşaat Tedarik Dergisi reklamı
İnşaat Tedarik Dergisi reklamı