İnşaat Tedarik Dergisi

İnşaat – Yatırım – Proje – Ulaştırma – Mimarlık – Enerji – Maden – Şantiye

Kabileden Geleceğe: Afrika’da Dijital Sürü Devrimi

Son zamanlarda bana sıkça sorulan bir soru var:

  • “Afrika’da heves uyandıran, gerçek anlamda kazandıracak ve ezber bozacak yeni nesil bir iş modeli var mı?”

Bu soruya yanıtım net: Evet, var.

Ancak baştan açıkça ifade etmek gerekir ki; bu model henüz emekleme safhasında ve kıtanın farklı bölgelerinde parça parça yürütülüyor. Bütünsel, devasa bir çatı altında tam entegre hale getirilmiş değil. Tam da bu yüzden, henüz keşfedilmemiş devasa bir fırsatı barındırıyor.

Bu iş modelinin en radikal ve büyüleyici yanı; geleneksel Batılı projeler gibi dışarıdan dayatmacı olmamasıdır. Model, Afrika kırsalındaki yerel topluluklara ve çobanlara sürdürülebilir, doğrudan bir gelir kaynağı sağlarken; gözü pek yabancı yatırımcılara da yüksek kârlılığa sahip etik bir tedarik zinciri sunarak tam anlamıyla karşılıklı bir kazanç ekosistemi inşa ediyor.

Şimdi, Afrika’nın geleneksel gücü ile yüksek teknolojiyi aynı potada eriten bu radikal modeli tüm boyutlarıyla ele alalım.

Ama şunu da özellikle vurgulamak isterim ki; bu kesinlikle bir iş ve yatırım tavsiyesi değil. Sadece muhataplarından elde ettiğim bilgilerin basit haliyle burada okuyucuya sunulmasıdır.

Afrika’da İnek Demek Banka Hesabı Demektir

Tanzanya ve Kenya steplerinde yaşayan Maasai veya Samburu gibi göçebe kabileler için nakit para kâğıttan ibarettir; bugün vardır, yarın yok olur. Onlar için gerçek servet, itibar ve güvence hayvan sayısıdır. İnek onlar için hem günlük rızık, hem çeyiz, hem çocukların okul masrafı hem de sıkışınca bozdurulacak bankadaki mevduat hesabıdır.

Fakat kırsalda can yakan iki büyük sorun var: kuraklık ve kötü niyetli aracılar. Hatta bir keresinde bu kötü niyetli pazarlığa bizzat şahit olmuştum.

İklim krizinin etkisiyle Afrika’da sular çekiliyor. Kabileler bir avuç ot ve bir yudum su bulabilmek için günlerce, onlarca kilometre yürümek zorunda kalıyor. Yolda yüzlerce hayvan telef oluyor. Zaten bir deri bir kemik kalan hayvanı en yakın kasaba pazarına götürdüklerinde ise onları aracı tüccarlar bekliyor.

Aracı, çobanın çaresizliğini bilerek hayvanın gerçek değerinin çeyreğini teklif eder. Çoban, o kadar yolu geri yürüyemeyeceği için mecburen üç kuruşa satıp boynu bükük köyüne döner. İşte bu acımasız döngü, kabilelerin belini bükmektedir.

Akıllı Tasmalar ve Uydudan Otlak Takibi

İşte tam bu noktada yatırımcı olarak sahaya giriyorsunuz. Kabilenin toprağını veya hayvanını almaya çalışmıyorsunuz; onların bin yıllık tecrübesine ve sermayesine teknoloji aşılıyorsunuz.

Kabilenin her bir hayvanının boynuna, güneş enerjisiyle çalışan, darbelere ve suya dayanıklı akıllı tasmalar takılıyor. Bu tasmalar aynı zamanda uydudan takip edilen mini birer sağlık merkezidir.

Tasmadaki sensörler hayvanın vücut sıcaklığını, nabzını ve hareketini 24 saat ölçer. Bir inek hastalanmaya başladığı an, çobanın elindeki ucuz akıllı telefona yerel dilde mesaj düşer ve örneğin; “42 numaralı sarı inek hastalanmak üzere, adımları yavaşladı!”

Böylece; hastalık bütün sürüye yayılmadan anında müdahale edilir.

Uydu görüntüleri ve iklim verileri birleştirilir. Çobanın telefonuna harita üzerinden rota çizilir: “15 kilometre kuzeydoğuda taze otlak tespit edildi, sürüyü oraya sürün.”

Kısacası, çoban artık körü körüne rüzgâra karşı yürümek yerine nokta atışı yeşil alana gider.

Bu sayede kuraklık yüzünden telef olan hayvan oranı tahminen %30’lardan %2’lere düşer. Yani kabilenin sermayesi doğrudan koruma altına alınır.

Ayağa Gelen Mezbaha

Peki, hayvanlar büyüdü, beslendi ve satış kıvamına geldi. Çoban o sıcakta yüzlerce kilometrelik eziyetli pazar yolunu yürüyecek mi? Kesinlikle hayır!

Yatırımcı olarak kurduğunuz sistemde, tırların arkasına monte edilmiş, tavanı panellerle kaplı güneş enerjili mobil soğuk hava depoları ve mikro-kesimhaneler kabilenin otlak güzergahına kadar gider.

Çoban, satmak istediği hayvanını bu mobil istasyona getirir. Veteriner kontrolü yapılır, hayvan tartıya çıkarılır. Et kalitesi ve kilosu dijital ekranda şeffafça görünür. Arada ne bir aracı vardır ne de çobanı kandıracak bir tefeci.

Paranın Yolu

Burası işin en karmaşık ve radikal kısmıdır. Batı’da insanların lüks bir yatırım aracı olarak gördüğü blockchain altyapısı, Afrika’da hayatın ta kendisine dönüşüyor.

Doğu Afrika’da banka hesabı olan insan sayısı azdır ama M-Pesa denilen SMS tabanlı mobil para sistemini hemen herkes kullanır. İşte bu noktada Akıllı Sözleşmeler (Smart Contracts) devreye girer ve çoban hayvanını mobil kesimhaneye teslim ettiği an, sistem tasmadaki çipi okur.

Hayvanın ağırlığı ve piyasa değeri sistem tarafından anında hesaplanır.

Yazılım, parayı saniyeler içinde böler: Yatırımcının kâr payı yatırımcının hesabına, kabilenin payı ise çobanın telefonundaki M-Pesa hesabına anında yatar.

Sözleşmedeki bir kod satırıyla, isterlerse gelirin %5’i doğrudan kabilenin “Ortak Köy Fonu”na aktarılır ve unutmayalım ki Sahra Altı Afrika kırsallarında insan dayanışmaları çok güçlüdür.

Böylece ne bir kâğıt evrak ne rüşvet dönen bir bürokrasi ne de günlerce beklenen banka havaleleri… Hayvan teslim edildiği saniyede çobanın cebinde parası belirir.

Kim Ne Kazanır?

Bu model, her iki tarafa da sürdürülebilir bir kalkınma ve kazanç kapısı aralar.

Kabile:

Aracıların elinden kurtulan çoban, ürettiği değerin tam karşılığını alır.

Toplumsal kalkınmada ise; “Ortak Köy Fonu”nda biriken paralarla köye güneş enerjili su kuyuları açılır, kadınlar saatlerce su taşımaktan kurtulur. Konteynır okullar kurulur, çocuklara dijital eğitim verilir.

Ayrıca; kabile toprağından kopmaz, şehre göç edip ucuz işçi olmak zorunda kalmaz. Kendi geleneksel yaşam tarzını koruyarak teknolojiyle güçlenir.

Yatırımcı:

Dünyada kaynağı belli, doğaya ve yerel halka zarar verilmeden üretilmiş et pazarı patlamış durumdadır. Bu sistemle yetişen hayvanların her adımı blockchain üzerinde kayıtlıdır. Avrupa veya Körfez ülkelerindeki zengin tüketiciler bu “sertifikalı ve etik” ürünlere normalin iki-üç katı ödeme yapmaya hazırdır.

Hayvanların otlatılması kontrollü yapıldığı ve meraya zarar verilmediği için, proje uluslararası kurumlardan devasa “Karbon Kredisi” alabilir. Yatırımcı bu kredileri küresel şirketlere satarak ekstradan milyonlarca dolar pasif gelir elde eder.

Bu Model Afrika’da Ne Durumda?

Peki, bu model hayal mi yoksa gerçek mi?

Aslında günümüzde bu modelin bileşenleri Afrika’da aktif olarak var:

  • Gana ve Kenya’da Cowtribe ve DigiCow gibi firmalar hayvan takibi ve uzaktan aşı hizmeti veriyor.
  •  Kenya ve Tanzanya’da M-Pesa kırsal ticaretin kalbinde yer alıyor.
  •  Nijerya’da ColdHubs, Kenya’da InspiraFarms güneş enerjili taşınabilir depolar sunuyor.

Eksik olan şey ise; bütün bu parçaları tek bir çatı altında birleştirecek vizyoner bir yatırımcı.

Sonuç

Geleceğin dünyasında en çok kazandıracak yatırımlar; sadece beton binalara yapılanlar değil, insan odaklı, doğayı koruyan ve teknolojiyi en yalın haliyle yerel halkın hizmetine sunan projeler olacaktır.

Afrika, geçmişin tozlu sayfalarından sıyrılıp geleceğin en radikal teknoloji üssü olmaya aday.

Bu potansiyeli erkenden görüp “Dijital Sürü” modelini bütüncül olarak kuran yatırımcılar, sadece büyük bir servet kazanmakla kalmayacak, bir kıtanın kaderinin değişmesine de öncülük edecektir.

Vedat ÖZKAN

Yazar, Araştırmacı ve Öngörü Uzmanı

Yazar Vedat ÖZKAN‘ın Önceki Yazıları

Afrika’nın Gençliği Fırsat mı, Felaket mi? Okumak İçin 


Afrika’da Bürokratik Soygun Okumak İçin


Tarımda Sermaye Büyürken Derinleşen Çaresizlik Okumak İçin


Afrika’da ‘’Vatana İhanet’’ Modası Okumak İçin


Güney Afrika’nın Yeni Damarları: Altyapı, Enerji ve Ticaret Koridorları Okumak İçin


Sahra Altı Afrika’nın Yoksulluğu & Yatırım Stratejisi Okumak İçin


Sahra Altı Afrika’nın Anlatılmayan Havacılık Sektörü Okumak İçin


Sahra Altı Afrika Yeniden Paylaşılıyor Okumak İçin


Çin’in Afrika’daki Varlığı ve Nijer Örneği Okumak İçin



Afrika Yatırım Stratejisi Okumak İçin


Afrı̇ka’da İş Bağlamak İçı̇n Kullanılan Klası̇k Yöntemler Tarı̇he Karışıyor!… Okumak İçin



Nijerya Yatırımları ve Türkiye Denklemi Okumak İçin

Afrika’daki Masun Yağışların Bilinmeyenleri! Okumak İçin 

Vietnam ve Filipinler’den İnşaat İşçisi mi Geliyor? Okumak İçin


Masonluk: İstanbul’daki Afrikalı Kardeşler Okumak İçin

Brezilya’nın Afrika’daki Varlığı Okumak İçin
Angola’nın Çin Ziyareti ve Türkiye Angola’yı Neden Önemsemeli? Okumak İçin