
Şehir planlama ve konut piyasasının geleceğini şekillendiren, emlak ve gayrimenkul fuarı olan MIPIM fuarı 09-13 Mart 2026 tarihleri arasında gerçekleştirildi.
MIPIM Cannes fuarına pek çok ülkeden emlak ve gayrimenkul sektörünün en etkili oyuncularını bir araya getirerek katılımcılarına profesyonel bir deneyim fırsatı sunuyor. Her yıl Mart ayında düzenlenen ve dünyanın en büyük gayrimenkul fuarı olan etkinliğe katılan Gayrimenkul Hukuku Enstitüsü Başkanı Dr. Av. Ali YÜKSEL izlenimlerini şöyle aktardı;
***

Fransa Cannes’de yapılan MİPİM 2026’ya Gayrimenkul Hukuku Enstitüsü paydaşları olarak katıldık.
Amacımız, ülkemizde konut ve barınmaya erişimde var olan sıkıntılara dünyadaki modellerden örnek alarak bir sistem önerisi yapılabilir mi, sorusuna cevap aramaktı.
Bu çerçevede hukuk ekibimizden Dr. Ali Yüksel (ben), Av. Hilmi Özalp, Gayrimenkul ve İnşaat Hukuku avukatı Av. Bayla Başpınar ve Av. Nazlı Yüksel olarak oradaydık.
Dünyanın her yanından gelmiş geliştiriciler, mimarlar, kamu temsilcileri, imar plancıları, yatırımcılarla tanışma fırsatı bulduk. Ülkemizdeki gayrimenkul yatırım süreçlerini ve hukuk kurallarını fırsat buldukça anlattık.



Türkiye’den bakan seviyesinde bir temsil olmadı ama öne çıkan katılımcılar Emlak Konut başta olmak üzere, Eka Asansör, Kalyon İnşaat İON Projesi, GYODER, Alkaş, Gisp gibi firma ve kuruluşlardı.
Bunun yanında Serbest Mimarlar Derneği adı altında başta ünlü mimar Gökhan Avcıoğlu gibi tasarımcılar da stand açmıştı. Bunun yanında bireysel olarak ülkemizden 250 civarında katılan olduğunu tahmin ediyoruz.
MİPİM’de değişik konularda gayrimenkul, şehirleşme ve barınma ile ilgili konferanslar ve benzeri oturumlar oluyor.
MİPİM’de değişik oturumlarda konuşmacıların öne çıkardığı konulardan en başta geleni:
Açılış gününde 20205 Nobel Ekonomi ödülü sahibi Phlippe Aghion’un konuşmasını 1000 kişilik salonda insanlar ayakta dinledi.

Panelistlerin en çok tartıştığı konu, kira artış sınırlamaları ve boş konut vergileri gibi “müdahaleci” hukuki düzenlemelerin, arz-talep dengesini bozmadan barınma hakkını nasıl koruyabileceğiydi. Hukukçular olarak görevimiz, mülkiyet hakkını zedelemeden toplumsal barışı koruyacak hibrit modeller geliştirmek.
Diğer bir öne çıkan başlık:
Avrupa ve Amerika’daki büyük fonlar, ESG (Çevresel, Sosyal ve Yönetişim) kriterleri gereği artık portföylerinin önemli bir kısmını sosyal konut projelerine ayırmak zorunda. Hukuki altyapı, bu yatırımları teşvik edecek yeni imar modelleri ve vergi muafiyetleri üzerine kurgulanıyor.

Konuşmacıların öne çıkardığı diğer başlıklar şöyle:
-Modüler yapılar konuta erişimi hızlandırabilir:
3D baskı evler ve modüler yapı sistemlerinin hukuki standartlara (Building Codes) entegrasyonu, sosyal konut maliyetlerini %30 oranında düşürebilir.
-Kamu-Özel Sektör İşbirliği (PPP) 2.0: Sadece arsa tahsisi değil, uzun vadeli işletme modelleriyle sosyal konutların sürdürülebilirliği konuşuluyor. “Kullanım hakkı” (Right to use) modelleri, mülkiyetin önüne geçmeye başlıyor.
-Kamu-Özel Sektör İşbirliği (PPP) 2.0: Sadece arsa tahsisi değil, uzun vadeli işletme modelleriyle sosyal konutların sürdürülebilirliği konuşuluyor. “Kullanım hakkı” (Right to use) modelleri, mülkiyetin önüne geçmeye başlıyor.

Sonuç değerlendirmemiz:
Barınma hakkı sadece bir slogan değil, gayrimenkul hukukunun yeni “kızıl elması” dır. Türkiye olarak, dünyadaki bu “sosyal konut devrimi”ni sadece izlemekle kalmamalı, kendi özgün hukuki ve finansal modellerimizi (örneğin Gayrimenkul Sertifikaları ve Sosyal GYO’lar) dünya sahnesine taşımalıdır.

İlginizi Çekebilir
Batı Afrika Madencilik ve Enerji Fuarı (Wampex) Gana/Akra Hk. (3-5 Haziran 2026)
Patronun Duygusu Ekibe Yayılıyor: Duygusal Bulaşma İş Yerinin İklimini Belirliyor
Özbekistan’ın Altı Bölgesinde Atık Yakma Yoluyla Enerji Üreten Fabrikalar İnşa Edilecek