İnşaat Tedarik Dergisi

İnşaat – Yatırım – Proje – Ulaştırma – Mimarlık – Enerji – Maden – Şantiye

İstanbul Sel Afeti Özel Bülteni “Hukuki ve Teknik Değerlendirmeler”

14 Ekim 2026 tarihinde İstanbul’da yaşanan şiddetli yağış, sel ve su baskınları; vatandaşların günlük yaşamını, işletmelerin faaliyetlerini ve inşaat sektöründeki çalışmaları olumsuz etkiledi. Bu tür afetlerin ardından hasar tespiti, zararların belgelenmesi, ticari kayıtların korunması ve sözleşmesel yükümlülüklerin değerlendirilmesi büyük önem taşıyor. Hukukçuların değerlendirmeleri, sel felaketinden etkilenen kişi ve işletmelerin haklarını koruyabilmeleri için atılması gereken adımlara ve dikkat edilmesi gereken yasal süreçlere ışık tutuyor.

1. Sel Felaketi Sonrasında Hasar Tespiti ve Ticari Defterler İçin Zayi Belgesi Alınması

Av. Simge KÜÇÜK
Ali Yüksel-Hilmi Özalp Avukatlık Bürosu

Sel felaketi, işletmelerin faaliyetlerini, varlıklarını ve kayıtlarını ciddi biçimde etkileyebilir. Bu süreçte hem delillerin doğru şekilde tespiti hem de kaybolan ticari defter ve belgeler için yasal sürelere uygun olarak zayi belgesi alınması büyük önem taşır.

1. Hasarın Tespiti ve Delillerin Korunması

Selin yarattığı hasarın kapsamı, mümkün olan en kısa sürede belgelenmelidir. Hasarlı alanların, zarar gören malvarlığı unsurlarının fotoğraf ve video kayıtları alınmalı; tarihleme bilgisi içerecek şekilde düzenlenmeli ve güvenli ortamlarda saklanmalıdır. Delillerin korunmasına ilişkin olarak Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 400. ve devamı maddelerinde düzenlenen delil tespit hükümlerinden yararlanılabilir. Bu kapsamda sulh hukuk mahkemesine başvurarak delil tespit yaptırılması, olası uyuşmazlıklarda ispat gücünü artıracaktır.

2. Ticaret Siciline Tescili Zorunlu Defter ve Belgeler İçin Zayi Belgesi

Türk Ticaret Kanunu’nun 82/7. maddesi uyarınca; tacir, ticaret siciline tescili zorunlu defter ve belgelerin yırtılması, yanması, kaybolması veya başka bir suretle kullanılamaz hâle gelmesi halinde, durumu öğrendiği tarihten itibaren 30 gün içinde mahkemeye başvurarak zayi belgesi verilmesini talep etmelidir.

Bu süre hak düşürücü nitelikte olup, süresinde başvurulmaması hukuki sonuçlar doğurabilir.

3. Başvuruda Sunulabilecek Deliller

Zayi belgesi talebinde bulunurken sel felaketini ve belge kaybını ortaya koyan her türlü delil sunulmalıdır. Bu kapsamda:

  • Resmî kurum ve kuruluşlardan alınan hasar tespit raporları
  • Sigorta şirketlerinden temin edilen eksper raporları
  • İşletme envanterleri ve muhasebe kayıtları
  • Tanık beyanları ve diğer ilgili belgeler

Bu deliller, kaybın gerçekleştiğini ve kapsamını mahkemeye ispatlamada önemli rol oynar.

4. Elektronik Kayıtların Kontrolü

Zayi belgesi başvurusundan önce, elektronik ortamdaki kayıtların mevcudiyeti mutlaka kontrol edilmelidir. E-fatura, e-defter, yedekleme kopyaları ve muhasebe yazılımlarındaki veriler, belge kaybının etkisini azaltabilir ve süreçte delil olarak değerlendirilebilir.

2. Zorlayıcı Sebeplerin Varlığı Halinde İşçilerin ve İşverenlerin Hak ve Yükümlülükleri

Av. Busenur YAĞMURLAR
Ali Yüksel-Hilmi Özalp Avukatlık Bürosu

Sel ve taşkın gibi doğal afetler, iş ilişkilerinde “zorlayıcı sebep” kapsamında değerlendirilebilir. Bu durum, tarafların edimlerini geçici olarak yerine getirmesini imkânsız hâle getirebilir veya ciddi ölçüde güçleştirebilir. İş Kanunu’nun ilgili hükümleri çerçevesinde işçilerin ve işverenlerin hak ve yükümlülükleri aşağıda özetlenmektedir.

1. Sel ve Taşkın Zorlayıcı Sebep Niteliği Taşır

İşçinin işe gelmesini fiilen imkânsız veya hayatı tehlikeye düşürecek ölçüde zorlaştıran sel ve taşkın gibi doğal afetler, İş Kanunu anlamında zorlayıcı sebep sayılır. Bu hâllerde taraflar, edimlerini geçici olarak yerine getirmekten kaçınabilir.

2. İşe Gelemeyen İşçinin Mazeret Durumu

Doğal afet nedeniyle işe gelemeyen işçi, mazeretli sayılır. Bu nedenle devamsızlık veya iş görmeme iddiasıyla disiplin yaptırımı uygulanamaz; devamsızlık ücreti kesintisi yapılmaz.

3. Ücret Hakkı – İş Kanunu m. 40

Zorlayıcı sebep nedeniyle çalışmanın imkânsız hâle geldiği durumlarda, işveren işçiye bir haftaya kadar yarım ücret ödemekle yükümlüdür.

4. Bir Haftadan Uzun Sürerse – İş Kanunu m. 25/III

Zorlayıcı sebep bir haftadan fazla sürerse, hem işçi hem de işveren sözleşmeyi derhâl feshedebilir. Bu fesih haklı nedenle fesih sayılmaz; zorlayıcı sebebin devam etmesi gerekir.

5. Feshin Sonuçları

Kıdem tazminatı: Zorlayıcı sebep nedeniyle yapılan fesihte, kıdem tazminatı hakkı doğmaz.
İhbar tazminatı: Taraflardan fesheden, diğer tarafa ihbar tazminatı ödemek zorunda değildir.

6. Kısa Çalışma Ödeneği İmkânı

Afetin işyerinde faaliyeti kısmen veya tamamen durdurması hâlinde, işveren kısa çalışma başvurusunda bulunabilir. Şartların sağlanması durumunda, işçilere kısa çalışma ödeneği sağlanabilir.

3. 14.10.2026 Tarihli İstanbul Yağışı Nedenli Sel ve Su Baskınlarının Ceza Hukuku Yönünden Değerlendirilmesi

Av. Yiğit A. Bereket
Ali Yüksel-Hilmi Özalp Avukatlık Bürosu

İstanbul’da meydana gelen sel ve su baskınları sonucunda kişilerin hayatını kaybetmesi veya yaralanması ya da malvarlığı zararına uğraması hâllerinde, kimi kişi ve kurumların hukuki sorumluluğu gündeme gelebilir. Aşağıda, Türk Ceza Kanunu hükümleri çerçevesinde başlıca sorumluluk ihtimalleri özetlenmiştir.

Bina Sahipleri, Yükleniciler, Bakım ve Onarım Sorumluları

Yağış sularının tahliyesini sağlayacak sistemleri gereği gibi inşa etmeyen, hizmete aykırı veya standartlara uygun olmayan imalat yapan, gerekli bakım ve onarımı ihmal eden bina sahipleri, yükleniciler ve bakım-onarım sorumluları kusurları oranında hukuki ve ceza sorumluluğa tabi olabilir.

Kişinin Hayatına veya Vücut Bütünlüğüne İlişkin Suçlar

TCK m. 85 – Taksirle Öldürme: Gerekli özeni göstermeyerek bir kişinin ölümüne neden olanlar hakkında uygulanır.

TCK m. 89 – Taksirle Yaralama: Başkasının vücuduna acı veren veya sağlığının bozulmasına neden olan kişiler hakkında uygulanır.

TCK m. 257 – Görevin Gereklerini Yapmama: Kamu görevlilerinin görevlerini ihmal veya geciktirmesi sonucu bu tür sonuçların meydana gelmesi hâlinde sorumluluk doğabilir.

Malvarlığı Zararına İlişkin Suçlar

TCK m. 151 – Mala Zarar Verme: Başkasına ait bir mala zarar veren kişi hakkında uygulanır.

TCK m. 152/2-b – Nitelikli Hâl: Sel veya su baskını gibi afet niteliğindeki olaylar kapsamında işlenmesi halinde, ceza artırılarak uygulanır.

İlk Delillerin Korunması ve Hukuki Destek

Yaşanan sel ve su baskını sonrası, olay yerinde keşif, fotoğraf, video, tanık ifadesi ve resmî tespit tutanakları gibi ilk delillerin korunması büyük önem taşır. Hak kaybı yaşamamak için vakit kaybetmeden hukuki destek alınmalı ve deliller profesyonel şekilde toplanmalıdır.

Her olay kendi özelinde değerlendirilir. Sorumluluk tespiti için teknik inceleme, keşif, bilirkişi raporları ve hukuki analiz gereklidir. İstanbul’daki sel ve su baskınları nedeniyle mağduriyet yaşayan vatandaşlarımızın haklarını etkin şekilde korumak için uzman bir hukukçuya danışmaları önemle tavsiye olunur.

4. Selden Zarar Gören Kişi veya İşletmenin Delilleri Mahkemeye Tespit Ettirmesinin Önemi

Av. Zeynep Nur ERDEN
Ali Yüksel-Hilmi Özalp Avukatlık Bürosu

İstanbul’da yaşanan sel felaketi, birçok kişi ve işletmede maddi zararlara yol açmıştır. Zararın tazmini sürecinde en kritik unsurlardan biri, hasarın ve zararın doğru şekilde belgelenmesidir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 400 ve devamı maddeleri uyarınca delil tespiti talebi, bu açıdan büyük önem taşır.

Delil Tespiti Talebi

HMK m. 400 ve devamı hükümleri, bir hakkın ileride kullanılabilmesi için delillerin kaybolma veya değişme tehlikesi bulunduğu hâllerde, mahkemece delil tespitine imkân sağlar. Sel gibi doğal afetlerin ardından ortaya çıkan zararın boyutu, zamanla değişebilir veya izleri kaybolabilir. Bu nedenle gecikmeksizin delil tespit yoluna başvurulması önemlidir.

Keşif ve Bilirkişi İncelemesi

Mahkemece görevlendirilecek bilirkişi, zararın niteliği ve kapsamını yerinde inceleyerek rapor düzenler. Bu rapor, tazminat davasında kuvvetli bir delil niteliği taşır.

Belgelerin Korunması

Selden etkilenen kişi veya işletmelerin, hasarın ilk hâlini gösteren fotoğraf ve videoları çekmesi; hasarlı mallara ilişkin fatura, irsaliye, stok kayıtları, servis raporları ve muhasebe kayıtlarını saklaması gerekmektedir.

Faaliyet Kesintisinin Belgelenmesi

Ticari işletmeler açısından, sel nedeniyle faaliyetlerin durması veya azalması söz konusuysa, gelir kaybının tespiti için muhasebe kayıtları, stok kayıtları ve ilgili servis raporlarının muhafaza edilmesi önemlidir.

Sorumluluğun Belirlenmesi

Delil tespiti, zararın varlığını ve kapsamını ortaya koyar; ancak sorumluluğu tek başına kesinleştirmez. Sorumluluğun belirlenmesi için diğer deliller ve hukuki değerlendirmeler de gereklidir.

5. Sel Felaketinin Ticari Borçlara ve Sözleşmelere Etkisi

Av. Gözde Doğaç ERDOĞAN
Ali Yüksel-Hilmi Özalp Avukatlık Bürosu

İstanbul’da yaşanan sel felaketi, ticari hayatı derinden etkileyerek birçok işletmenin sözleşmesel yükümlülüklerini yerine getirmesini zorlaştırmıştır. Türk Borçlar Kanunu, Vergi Usul Kanunu ve Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu çerçevesinde borçluların hak ve yükümlülüklerini değerlendirmek önem taşımaktadır.

1. TBK m. 136 – İfa İmkânsızlığı

Sel nedeniyle borcun ifası imkânsız hâle gelmişse borçlu, sorumluluktan kurtulur. İmkânsızlık geçici ise borç askıya alınır, kalıcı ise borç sona erer.

2. TBK m. 138 – Aşırı İfa Güçlüğü ve Uyarlama

Sel felaketi nedeniyle ifa aşırı ölçüde güçleşmişse, borçlu sözleşmenin uyarlanmasını hâkimden talep edebilir. Hâkim, hakkaniyete uygun yeni bir denge kurar.

3. Bildirim ve Zararı Azaltma Yükümlülüğü

Borçlu, selin borca etkisini gecikmeksizin karşı tarafa bildirmeli ve zararı azaltmak için gerekli tüm makul önlemleri almalıdır. Aksi hâlde sorumluluğu devam edebilir.

4. VUK m. 15 ve m. 17 – Mücbir Sebep, Tecil-Taksitlendirme ve Vergi Terkinİ

Resmî makamlarca mücbir sebep hâli ilan edilmesi halinde, vergi ödevlerinin yerine getirilme süresi uzatılabilir. VUK m. 17 kapsamında tecil, taksitlendirme ve vergi terkini talep edilebilir.

5. 5510 Sayılı Kanun m. 91 – SGK Yükümlülükleri

Mücbir sebep kapsamında, prim ödeme yükümlülüklerinin süresi uzatılabilir, ertelenebilir, taksitlendirilebilir veya kısmen ya da tamamen terkin edilebilir.

Resmî Mücbir Sebep İlanının Önemi

Hakların ileri sürülebilmesi için resmî mücbir sebep ilanı büyük önem taşır. İlgili kurumlara zamanında ve belgeli başvuru yapılması, hak kayıplarının önüne geçer.

6. Hukuki ve Teknik Boyutuyla İstanbul Sel Felaketi: Kentsel Dönüşüm ve İnşaat Sözleşmelerinde Mücbir Sebep

Av. Talha ÇOBAN
Ali Yüksel-Hilmi Özalp Avukatlık Bürosu

İstanbul’da yaşanan sel felaketi, kentsel dönüşüm projeleri ve inşaat sözleşmelerinin ifasında ciddi aksamalara yol açmaktadır. Bu yazıda, mücbir sebep hükümlerinin hukuki ve teknik boyutları, yüklenicilerin hakları ve sorumlulukları çerçevesinde değerlendirilmektedir.

1. Mücbir Sebep Kriterleri

Bir olayın mücbir sebep sayılabilmesi için öngörülemez olması, tarafların kontrolü dışında gerçekleşmesi ve sözleşmenin ifasını imkânsız veya aşırı derecede güçleştirmesi gerekir. Türk Borçlar Kanunu’nun 136. maddesi uyarınca, olayın öngörülebilir olması veya basiretli bir tacirin dikkat ve özen yükümlülüğü çerçevesinde öngörebilecek nitelikte bulunması hâlinde mücbir sebep iddiası kabul edilmez.

2. Nedensellik Bağı

Sel felaketinin sözleşmenin ifasına engel teşkil eden sonuçlar doğurması gerekir. Gecikme veya imkânsızlık ile doğal afet arasında doğrudan ve uygun bir illiyet bağı bulunmalıdır. Dolaylı veya uzak nedenlerle bağlantılı zararlar mücbir sebep kapsamında değerlendirilemez.

3. Teknik Aşamada Riskler

Aşırı yağış, temel ve hafriyat çalışmalarında zemin sıvılaşması ve su baskınına; izolasyon imalatlarında hasara; kalıp, demir ve betonarme imalatlarında duraksamalara yol açabilir. İstinat duvarı ve kazı destek sistemlerinde su basıncı artışı ile göçük riski ciddi şekilde yükselir.

4. Yüklenicinin Bildirim ve Talepleri

Yüklenici, sel felaketinin etkilerini gecikmeksizin yazılı olarak bildirmeli, iş programı ve süre uzatımı taleplerini birlikte sunmalıdır. Aksi hâlde, gecikme ve ek maliyet talepleri nedeniyle hak kaybı riski doğabilir.

5. Delil Tespiti

Uyuşmazlık ihtimaline karşı, sel felaketinin şantiye üzerindeki etkilerinin tespiti amacıyla Sulh Hukuk Mahkemesi yoluyla delil tespiti yapılması önemlidir. Bu yolla elde edilen tespitler, ileride doğabilecek uyuşmazlıklarda güçlü bir ispat aracı niteliği taşır.

6. Yüklenicinin Kusuru

Sel felaketine karşı gerekli teknik ve organizasyonel önlemleri almayan yüklenicinin kendi kusuru, mücbir sebep iddiasını bertaraf eder. Öngörülebilir risklere karşı gerekli tedbirleri almayan yüklenici, olayın mücbir sebep niteliğinden yararlanamaz.

Geçmiş Olsun İstanbul

14 Ekim 2026 tarihinde yaşanan sel felaketinden etkilenen tüm vatandaşlarımıza, işletmelerimize ve çalışma hayatının tüm taraflarına geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz.

Hukuki Haklarınızı Koruyun

Sel ve su baskını nedeniyle zarara uğrayan kişi ve işletmeler; hasarlarını fotoğraf ve video ile belgelemeli, deliller kaybolmadan mahkeme aracılığıyla delil tespiti yaptırmayı değerlendirmeli, sigorta bildirimlerini gecikmeden yapmalı ve ticari defter veya belgelerin zayi olması hâlinde yasal süreleri kaçırmadan başvurmalıdır. İşçi ve işverenler bakımından işe devam, ücret, sözleşme, mücbir sebep ve fesih konularındaki haklar somut olayın koşullarına göre ayrıca değerlendirilmelidir. Hak kaybı yaşamamak için uzman hukuki destek alınması önem taşır.

Bu metin genel bilgilendirme amacı taşır; her olay kendi koşulları içinde değerlendirilmelidir.

Bu Haberi Paylaş

Haberi sosyal ağlarınızda paylaşarak daha fazla kişiye ulaştırabilirsiniz.

İnşaat Tedarik Dergisi reklamı
İnşaat Tedarik Dergisi reklamı
İnşaat Tedarik Dergisi reklamı