<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Deprem &#8211; İnşaat Tedarik Dergisi</title>
	<atom:link href="https://insaattedarik.com.tr/tag/deprem/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://insaattedarik.com.tr</link>
	<description>İnşaat - Yatırım - Proje - Ulaştırma - Mimarlık - Enerji - Maden - Şantiye</description>
	<lastBuildDate>Sat, 07 Mar 2026 07:54:30 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.8.3</generator>

<image>
	<url>https://insaattedarik.com.tr/wp-content/uploads/2022/01/cropped-ITD-32x32.jpg</url>
	<title>Deprem &#8211; İnşaat Tedarik Dergisi</title>
	<link>https://insaattedarik.com.tr</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Depremlerde Yıkılmayacak Binalar İçin Doğru Yalıtım Şart</title>
		<link>https://insaattedarik.com.tr/stk/depremlerde-yikilmayacak-binalar-icin-dogru-yalitim-sart/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Metin Alişiroğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 07 Mar 2026 07:53:38 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[STK]]></category>
		<category><![CDATA[Deprem]]></category>
		<category><![CDATA[İZODER Başkanı Atalay Özdayı]]></category>
		<category><![CDATA[Yalıtım]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://insaattedarik.com.tr/?p=46408</guid>

					<description><![CDATA[Toplum genelinde farkındalık yaratmak ve deprem bilinci oluşturmak için her yıl 1-7 Mart haftası ‘Deprem...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p></p>



<p><strong>Toplum genelinde farkındalık yaratmak ve deprem bilinci oluşturmak için her yıl 1-7 Mart haftası ‘Deprem Haftası’ olarak anılıyor. Deprem gerçeğinin sadece bu hafta değil sürekli gündemde tutulması gerektiğini belirten İZODER Başkanı Atalay Özdayı güvenli yapılaşmada su yalıtımın önemine dikkat çekti. Özdayı,</strong> <strong>“Depremin yıkıcı sonuçlarını yaşatmayacak ve uzun yıllar boyunca güvenli barınma sağlayacak binalar için zemin etüdünün doğru yapılması, yapının tekniğine uygun olarak tasarlanması, iç ve dış etkenlerden yalıtım ile korunması ve denetlenmesi gerekiyor. Bir yapı inşa edilirken binaların en büyük düşmanı olan korozyona karşı kalkan görevi gören su yalıtımının, binaların sağlam şekilde ayakta kalması noktasında hayati öneme sahip olduğunu unutmamak gerekiyor” dedi.</strong></p>



<figure class="wp-block-embed is-type-video is-provider-youtube wp-block-embed-youtube wp-embed-aspect-16-9 wp-has-aspect-ratio"><div class="wp-block-embed__wrapper">
<iframe title="Kentsel Dönüşümde Farklı Durumlarda Maliklerin Karar Alma Usulü" width="640" height="360" src="https://www.youtube.com/embed/W-m4txRf2H4?feature=oembed" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" allowfullscreen></iframe>
</div></figure>



<p><strong>Su yalıtımı, binalar için hayati bir kalkan</strong></p>



<p><strong>İZODER &#8211; Isı Su Ses ve Yangın Yalıtımcıları Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Atalay Özdayı, </strong>Deprem Haftası nedeniyle yaptığı açıklamada şunları söyledi: “Depremin yıkıcı sonuçlarını yaşatmayacak ve uzun yıllar güvenli barınma sağlayacak yapılar için zemin etüdünün doğru yapılması, yapının tekniğine uygun tasarlanması, iç ve dış etkenlerden yalıtım ile korunması ve etkin şekilde denetlenmesi gerekiyor. Binaların en büyük düşmanı olan korozyona karşı kalkan görevi gören su yalıtımı, yapıların sağlam şekilde ayakta kalması açısından hayati öneme sahiptir.”</p>



<p><strong>Korozyon binaları hızla çürütüyor</strong></p>



<p>Betonarme yapıların tasarım ömürleri boyunca güvenle ayakta kalabilmesi için standartlara uygun ısı ve su yalıtımıyla korunması gerektiğini belirten Özdayı, bilimsel araştırmalara da dikkat çekti: Karadeniz Teknik Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Şakir Erdoğdu’nun araştırmasına göre suya maruz kalan bir donatı;</p>



<ul class="wp-block-list">
<li>5 yıl sonunda taşıma kapasitesinin %50’sini,</li>



<li>15 yıl sonunda %90’ını,</li>



<li>24 yıl sonunda ise tamamını kaybediyor.</li>
</ul>



<p>Bu verilerin, herhangi bir deprem olmaksızın yalnızca donatı korozyonu nedeniyle dahi yapıların çökebileceğini ortaya koyduğunu belirten Özdayı, 17 Ağustos 1999 Marmara Depremi sonrasında İstanbul Büyükşehir Belediyesi Hasar Tespit Komisyonu’nun yaptığı incelemelerde hasarlı 55 bin 651 konut ve işyerinin %64’ünde korozyon tespit edildiğini hatırlattı. “Korozyon binaları yavaş değil, hızla çürütüyor” diyen Özdayı, su yalıtımının ihmal edilmemesi gerektiğini vurguladı.</p>



<figure class="wp-block-image aligncenter size-large is-resized"><img fetchpriority="high" decoding="async" width="1024" height="790" src="https://insaattedarik.com.tr/wp-content/uploads/2026/02/IZODER-Yonetim-Kurulu-Baskani-Atalay-Ozdayi--1024x790.jpg" alt="" class="wp-image-46302" style="width:553px;height:auto" srcset="https://insaattedarik.com.tr/wp-content/uploads/2026/02/IZODER-Yonetim-Kurulu-Baskani-Atalay-Ozdayi--1024x790.jpg 1024w, https://insaattedarik.com.tr/wp-content/uploads/2026/02/IZODER-Yonetim-Kurulu-Baskani-Atalay-Ozdayi--300x232.jpg 300w, https://insaattedarik.com.tr/wp-content/uploads/2026/02/IZODER-Yonetim-Kurulu-Baskani-Atalay-Ozdayi--768x593.jpg 768w, https://insaattedarik.com.tr/wp-content/uploads/2026/02/IZODER-Yonetim-Kurulu-Baskani-Atalay-Ozdayi--1536x1186.jpg 1536w, https://insaattedarik.com.tr/wp-content/uploads/2026/02/IZODER-Yonetim-Kurulu-Baskani-Atalay-Ozdayi-.jpg 1920w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /><figcaption class="wp-element-caption"><strong>İZODER Başkanı Atalay Özdayı </strong></figcaption></figure>



<p><strong>Kentsel dönüşüm güvenli yapılaşma için önemli bir fırsat</strong></p>



<p>Ülke genelinde hız kazanan kentsel dönüşüm sürecinin, Türkiye’nin yapı stokunda kapsamlı bir yenilenme için kritik bir fırsat sunduğunu vurgulayan Özdayı,&nbsp; “Türkiye genelinde mevcut bina stokunun detaylı şekilde analiz edilmesi, güvenli hale getirilebilecek yapılar ile riskli binaların net biçimde ayrıştırılması gerekiyor. Yeterli dayanıma sahip olan yapıların güçlendirilmesi; güvenli olmayan binaların ise kentsel dönüşüm kapsamında yeniden inşa edilmesi büyük önem taşıyor” dedi.</p>



<p>Binalarda Su Yalıtımı Yönetmeliği’nin 1 Haziran 2018 tarihinde yürürlüğe girdiğini hatırlatan Özdayı, bu tarihten sonra inşa edilen ve zorunlu olarak su yalıtımı yapılan binaların, toplam yapı stokunun yalnızca yüzde 5-5,5’ini oluşturduğunu belirterek şunları söyledi: “10 milyonun üzerinde bina, 30 milyonu aşan hanenin bulunduğu ülkemizde bu düşük oranlardaki su yalıtımı uygulaması maalesef güvenli bina noktasında zayıf bir yerde durduğumuzu gösteriyor. Bundan sonra su yalıtımı ile güçlendirilmiş, en az 100 yıl kullanım ömrü olacak güvenli, sağlıklı ve konforlu yapılar inşa etmemiz büyük önem taşıyor. &nbsp;Kentsel dönüşümün bir yandan güvenli kentler sağlarken diğer yandan çevreye duyarlı, enerji verimli, konforlu yapılaşma için de büyük bir fırsat barındırdığını unutmamak gerekiyor.”</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İnşaat Yüksek Mühendisi Batuhan &#8220;Depremle Mücadeleye Zeminden Başlanmalı&#8221;</title>
		<link>https://insaattedarik.com.tr/soylesi/insaat-yuksek-muhendisi-batuhan-depremle-mucadeleye-zeminden-baslanmali/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Metin Alişiroğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 07 Sep 2025 07:38:12 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Söyleşi]]></category>
		<category><![CDATA[Deprem]]></category>
		<category><![CDATA[Tanyer Yapı]]></category>
		<category><![CDATA[Tanyer Yapı Zemin Grubu Koordinatörü İnşaat Yüksek Mühendisi Batuhan Tozburun]]></category>
		<category><![CDATA[Zemin Mühendisliği]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://insaattedarik.com.tr/?p=42964</guid>

					<description><![CDATA[Tanyer Yapı Zemin Grubu Koordinatörü İnşaat Yüksek Mühendisi Batuhan Tozburun, birinci derecede deprem bölgesinde yer...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p></p>



<p>Tanyer Yapı Zemin Grubu Koordinatörü İnşaat Yüksek Mühendisi Batuhan Tozburun, birinci derecede deprem bölgesinde yer alan İzmir&#8217;de yapılan son bilimsel araştırmaların konunun ciddiyetini bir kez daha ortaya koyduğunu söyledi.</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><a href="https://form-mhiklima.com/tr"><img decoding="async" width="1024" height="486" src="https://insaattedarik.com.tr/wp-content/uploads/2025/09/FORM-BANNER-EYLUL-001-1024x486.jpg" alt="" class="wp-image-43425" srcset="https://insaattedarik.com.tr/wp-content/uploads/2025/09/FORM-BANNER-EYLUL-001-1024x486.jpg 1024w, https://insaattedarik.com.tr/wp-content/uploads/2025/09/FORM-BANNER-EYLUL-001-300x142.jpg 300w, https://insaattedarik.com.tr/wp-content/uploads/2025/09/FORM-BANNER-EYLUL-001-768x364.jpg 768w, https://insaattedarik.com.tr/wp-content/uploads/2025/09/FORM-BANNER-EYLUL-001-1536x728.jpg 1536w, https://insaattedarik.com.tr/wp-content/uploads/2025/09/FORM-BANNER-EYLUL-001.jpg 1972w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></a></figure>



<p>Türk ve İtalyan bilim insanları tarafından yapılan, İzmir’deki deprem riski ve binaların sondurumunu açıklayan araştırma verilerinin çarpıcı sonuçlariçerdiğini dile getiren Tozburun, depreme karşı zemin mühendisliğinin çok önemli olduğunu hatırlattı.</p>



<p>İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü Öğretim Üyesi Dr. Taygun Uzelli ve Milano Politeknik Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Stefano Salata’nın araştırmasında İzmir’de 67 bin 642 binanın yüksek riskli alanda yer aldığının açıklandığını kaydeden Batuhan Tozburun, “Araştırmada İzmir şehir nüfusunun yüzde 20,9’unun yüksek riskli bölgelerde yaşadığı ve 618 bin 467 kişinin de yüksek risk altında bulunduğu vurgulanıyor” dedi.</p>



<p><strong>DEPREMVE KENTSEL DÖNÜŞÜM BİRİNCİ GÜNDEM OLMALI</strong></p>



<p>Deprem tehdidine karşı, zemin mühendisliğinin önemine dikkat çeken Tozburun sözlerini şöyle sürdürdü: “Deprem ülkenin en öncelikli sorunlarının başında geliyor. Zemin iyileştirmeleri binanın toplam maliyetinin yüzde 20– 30&#8217;unu oluşturuyor. Eğer gerektiği şekilde yapılırsa gerikalan yüzde 70&#8217;lik kısmın maliyetini de korumuş oluyor. Milyonlarca liralık bir binanın zeminine gereken önem verilmezse obina depreme ve diğer etkilere karşı daha dayanıksız oluyor. Zemin iyileştirme çalışmaları binaların ömrünü uzatıyor veprojeye değer katıyor. Depremle mücadeleye önce zeminden başlanmalı. Bu nedenle profesyonel yapı firm aları zeminiyileştirme çalışmalarına özel önem gösteriyor. İstanbul Türkiye&#8217;nin finans merkezi. Bütün büyük firma ve bankalar orada bulunuyor. Olası bir depremde ülke olarak maddi ve manevi anlamda çok büyük kayıplar verebiliriz. İzmir, birinci derecede deprem bölgesi üzerinde yer alan bir kent olarak risk altında. Bu konu davatandaşların bilinçlenmesi yerel yönetimler ve hükümet olarak acil adımlar atılmalı. Kentsel dönüşümle birlikte yaşlı ve depreme dayanıksız konut stoğunun bir an önce ada bazlı olarak dönüştürülmesi gerekiyor”</p>



<figure class="wp-block-image aligncenter size-large is-resized"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="571" src="https://insaattedarik.com.tr/wp-content/uploads/2025/03/REKLAM-MART-2025-1024x571.jpg" alt="" class="wp-image-40949" style="width:645px;height:auto" srcset="https://insaattedarik.com.tr/wp-content/uploads/2025/03/REKLAM-MART-2025-1024x571.jpg 1024w, https://insaattedarik.com.tr/wp-content/uploads/2025/03/REKLAM-MART-2025-300x167.jpg 300w, https://insaattedarik.com.tr/wp-content/uploads/2025/03/REKLAM-MART-2025-768x428.jpg 768w, https://insaattedarik.com.tr/wp-content/uploads/2025/03/REKLAM-MART-2025-1536x857.jpg 1536w, https://insaattedarik.com.tr/wp-content/uploads/2025/03/REKLAM-MART-2025.jpg 1920w" sizes="auto, (max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>



<p><strong>HER YIL İSTİKRARLI BÜYÜMEYİ SÜRDÜRÜYORUZ</strong></p>



<p>Gerekiş hacmi gerekse de referanslar anlamında iyi bir seviyede olduklarını belirten Batuhan Tozburun, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bölgesel hizmet vermemize rağmen Türkiye&#8217;de zemin konusunda sektördeki ilk 5 firma arasında yerimizi aldık. Son 5 yılda beri her yıl ortalama yüzde 20 büyürken geçtiğimiz yıl bu büyüme oranı yüzde yüze ulaştı. Zemin mühendisliği ve temel çalışmaları alanında 200 kişiye yakın deneyimli bir ekip ve geniş bir makine parkına sahibiz. Jet grout, baret kazık ve diyafram duvar gibi farklı uygulamaları aynı anda yapabiliyoruz. Sektörde çok önemli deneyim ve referanslara da sahibiz. Ege Bölgesi&#8217;nden sonra İstanbulve Ankara&#8217;da da hizmet vermek için planlamalar yapıyoruz. Fakat sadece İzmir&#8217;de bile bu alanda gerçekleştirilecek çok iş var.İnsan kaynağı alanında da önemli yatırımlar yaptık. Hem teknik bilgisi, hem de deneyimi yüksek personele sahibiz. Firmalara bütüncül bir hizmet modeli sunuyoruz. Farklı hizmetleri tek elden anahtar teslim sunabiliyoruz. Böylece hizmet verdiğimiz müteahhitler, farklı şirketler yerine tek firmayla muhatap oluyor.Hizmet kalitesi ve hız konusunda da avantaj sağlamış oluyoruz” dedi.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Deprem Felaketlerinden Aldığımız Derslerle Geleceğimizi Güvenle İnşa Edebiliriz</title>
		<link>https://insaattedarik.com.tr/stk/deprem-felaketlerinden-aldigimiz-derslerle-gelecegimizi-guvenle-insa-edebiliriz/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Metin Alişiroğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 16 Aug 2025 07:56:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[STK]]></category>
		<category><![CDATA[17 Ağustos 1999 Marmara Depremi]]></category>
		<category><![CDATA[Deprem]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye Hazır Beton Birliği (THBB)]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye Hazır Beton Birliği Başkanı Yavuz Işık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://insaattedarik.com.tr/?p=43360</guid>

					<description><![CDATA[17 Ağustos 1999 Marmara Depremi’nin 26. yıl dönümünde açıklamada bulunan Türkiye Hazır Beton Birliği Başkanı...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p></p>



<p><strong>17 Ağustos 1999 Marmara Depremi’nin 26. yıl dönümünde açıklamada bulunan Türkiye Hazır Beton Birliği Başkanı Yavuz Işık, deprem kuşağında yer alan Türkiye’de yapı güvenliğinin yaşamsal bir zorunluluk olduğuna dikkat çekerek “Özellikle 2000 yılı öncesinde inşa edilmiş yapıların büyük bölümünün güncel yönetmeliklere uygun olmadığı, bu nedenle risk taşıdığı bilinmektedir. Bu yapı st okunun sistematik bir programla dönüştürülmesi, ertelenemez bir zorunluluk olarak önümüze çıkmaktadır.” dedi.</strong></p>



<figure class="wp-block-image size-large"><a href="https://form-mhiklima.com/tr"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="479" src="https://insaattedarik.com.tr/wp-content/uploads/2025/07/FORM-BANNER-AGUSTOS-1024x479.jpg" alt="" class="wp-image-42866" srcset="https://insaattedarik.com.tr/wp-content/uploads/2025/07/FORM-BANNER-AGUSTOS-1024x479.jpg 1024w, https://insaattedarik.com.tr/wp-content/uploads/2025/07/FORM-BANNER-AGUSTOS-300x140.jpg 300w, https://insaattedarik.com.tr/wp-content/uploads/2025/07/FORM-BANNER-AGUSTOS-768x360.jpg 768w, https://insaattedarik.com.tr/wp-content/uploads/2025/07/FORM-BANNER-AGUSTOS-1536x719.jpg 1536w, https://insaattedarik.com.tr/wp-content/uploads/2025/07/FORM-BANNER-AGUSTOS.jpg 1920w" sizes="auto, (max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></a></figure>



<p>Türkiye’de standartlara uygun beton üretilmesi ve inşaatlarda doğru beton uygulamalarının sağlanması için 1988 yılından bu yana çalışan Türkiye Hazır Beton Birliği (THBB), 17 Ağustos 1999’da yaşanan deprem felaketinin 26. yıl dönümünde bir kez daha bu acı gerçeği hatırlattı. 17 Ağustos 1999 Marmara Depremi’nin toplumumuzun hafızasına kazındığını ifade eden Türkiye Hazır Beton Birliği (THBB) Yönetim Kurulu Başkanı Yavuz Işık, “Toplumlar, büyük felaketleri yalnızca takvimlerdeki yıl dönümleriyle değil, hafızalarında taşıdıkları izlerle hatırlar. 17 Ağustos 1999 Marmara Depremi, üzerinden çeyrek asır geçmiş olmasına rağmen ülkemizin toplumsal hafızasında hâlâ derin bir yer tutmaktadır. Bu hafıza felaketlerden ders çıkarıp benzer acıların tekrarlanmaması için önemlid ir. Deprem sonrası oluşan toplumsal bilinç, kalıcı politikalarla desteklenmediğinde anma törenleriyle sınırlı kalmakta ve zamanla etkisini yitirmektedir. Afetlere karşı dirençli bir toplum için bu ortak hafızayı bilimle destekleyerek etkili yönetime ve kararlı adımlara dönüştürmek gerekir.” dedi.</p>



<p>Deprem kuşağında yer alan Türkiye’de yapı güvenliğinin yaşamsal bir zorunluluk olduğuna dikkat çeken THBB Başkanı Yavuz Işık, “Riskli yapı stokunun azaltılması, mühendislik esaslarına uygun yapı üretimi, denetim sistemlerinin etkinleştirilmesi ve yapı malzemesi kalitesinin garanti altına alınması konularında önemli ilerlemeler kaydedildi ama hâlen atılması gereken adımlar bulunmaktadır. Özellikle Kahramanmaraş merkezli depremler, 1999’dan bu yana atılan adımların bazı alanlarda yetersiz kaldığını somut bir şekilde ortaya koymuştur.” diye konuştu.</p>



<p><strong>Riskli yapılar gecikmeden dönüştürülmeli</strong></p>



<p>Depremlerde yıkılan yapılarla ilgili değerlendirmelerde bulunan THBB Başkanı Yavuz Işık, “Depremin neden olduğu yıkımların çok büyük bir kısmının, mühendislik ve denetim hizmeti almamış, uygun olmayan malzeme ile inşa edilmiş ve uygulama hataları içeren yapılarda meydana geldiği, bilimsel raporlarla defalarca ortaya konmuştur. Özellikle 2000 yılı öncesinde inşa edilmiş yapıların büyük bölümünün güncel yönetmeliklere uygun olmadığı, bu nedenle risk taşıdığı bilinmektedir. Bu yapı stokunun sistematik bir programla dönüştürülmesi, ertelenemez bir zorunluluk olarak önümüze çıkmaktadır.” şeklinde konuştu.</p>



<p><strong>Deprem güvenliği, tüm süreçlerde bilimsel yaklaşımı zorunlu kılar</strong></p>



<p>Deprem güvenliğini yalnızca eski binalar üzerinden tartışmanın yeterli olmadığını ifade eden THBB Başkanı Yavuz Işık, “Tasarımdan üretime, uygulamadan denetime kadar tüm süreçlerin bilimsel, şeffaf ve denetlenebilir bir çerçevede yeniden yapılandırılması gerekmektedir. Bunun için kamu kurumları, özel sektör, akademi ve meslek odalarının eş güdüm içinde çalışması ve tüm paydaşların ortak sorumluluk bilinciyle hareket etmesi elzemdir.” dedi.</p>



<p><strong>Betonun kalitesi kadar uygulama da hayati önem taşıyor</strong></p>



<p>Beton teknolojisi konusunda değerlendirmelerini paylaşan THBB Başkanı Yavuz Işık, “Türkiye, yüksek dayanım sınıflarına ulaşabilen ve yapıdaki çevresel etkilere dayanıklı uzun ömürlü betonların üretimi konusunda ciddi bir bilgi ve deneyime sahiptir. Hazır betonun doğru üretilmesi kadar, şantiyede doğru uygulanması, kürleme işlemlerinin eksiksiz yapılması ve denetim mekanizmalarının düzgün işlemesi de yapının ömrü ve güvenliği açısından vazgeçilmezdir.” diye konuştu.</p>



<p><strong>THBB, 1988’den bu yana güvenli yapılar için çalışıy or</strong></p>



<p>Türkiye Hazır Beton Birliğinin 1988 yılından bu yana ülkemizin kaliteli, güvenli ve sürdürülebilir betonlar ile üretilmiş depreme dayanıklı yapılarla donatılması amacıyla faaliyet gösterdiğini vurgulayan Yavuz Işık, “Birliğimiz, deprem raporları, kalite deklarasyonları, eğitimler, seminerler, deney ve AR-GE hizmetlerinin yanı sıra bina deprem analizi raporu veren yapı malzemeleri laboratuvarıyla hazır betonun üretiminden uygulamasına kadar her aşamada sektöre rehberlik eden kapsamlı çalışmalar yürütmektedir. Hazır beton sektöründe bir öz denetim ve belgelendirme mekanizması olarak 90’lı yıllarda başlattığımız Kalite Güvence Sistemi (KGS) ile hazır beton üretiminde kaliteyi zorunluluk hâline getirdik. Bugün gelinen noktada, KGS Belgesi’ne sahip üreticiler sektörün kalite çıtasını yukarıya taşımaktadır. THBB olarak bütün hazır beton üreticilerini standartlara uygun üretim yapmak üzere KGS Sistemi’ne davet ediyoruz.” şeklinde konuştu.</p>



<p><strong>Güvenli bir yapılaşma kültürünü hep birlikte inşa etmeliyiz</strong></p>



<p>Güvenli yapılaşmaya dikkat çeken THBB Başkanı Yavuz Işık, “17 Ağustos Marmara Depremi’nin 26. yılında, sadece kayıplarımızı anmakla kalmamalı; geçmişten ders çıkararak daha dirençli, daha güvenli bir yapılaşma kültürünü hep birlikte inşa etmeliyiz. Bu sorumluluk yalnızca belli kurumların değil, toplumun tüm kesimlerinin ortak görevidir. Gelecekteki depremlerin zamanını, yerini ve büyüklüğünü tam olarak bilemeyiz, ancak depremlere hazırlıklı olmak bizim elimizdedir.” dedi.</p>



<p></p>



<p></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Mekanik Sistemler Depremde Hayat Kurtarıyor</title>
		<link>https://insaattedarik.com.tr/soylesi/mekanik-sistemler-depremde-hayat-kurtariyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Metin Alişiroğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 14 Jun 2025 06:32:38 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Söyleşi]]></category>
		<category><![CDATA[Aytes Mühendislik]]></category>
		<category><![CDATA[Aytes Mühendislik Yönetim Kurulu Başkanı Sinan Ayrancı]]></category>
		<category><![CDATA[Deprem]]></category>
		<category><![CDATA[İstanbul]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://insaattedarik.com.tr/?p=41744</guid>

					<description><![CDATA[İstanbul Silivri merkezli meydana gelen deprem, Türkiye’de yapı güvenliği konusunu yeniden gündeme taşıdı. Depremin etkisiyle...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p></p>



<p><strong>İstanbul Silivri merkezli meydana gelen deprem, Türkiye</strong><strong>’</strong><strong>de yapı güvenliği konusunu yeniden gündeme taşıdı. Depremin etkisiyle oluşabilecek risklerin başında, en az binalardaki taşıyıcı sistemler kadar mekanik tesisat sistemleri de yer alıyor. Aytes Mühendislik</strong><strong>’</strong><strong>e g</strong><strong>ö</strong><strong>re, mekanik tesisat mühendisliğinde uygulanan çözümler, patlama, yangın ve su baskını gibi ikincil afet risklerinin </strong><strong>ö</strong><strong>nüne geçerek can ve mal kayıplarının </strong><strong>ö</strong><strong>nüne geçiyor.</strong><strong></strong></p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="571" src="https://insaattedarik.com.tr/wp-content/uploads/2025/03/REKLAM-MART-2025-1024x571.jpg" alt="" class="wp-image-40949" srcset="https://insaattedarik.com.tr/wp-content/uploads/2025/03/REKLAM-MART-2025-1024x571.jpg 1024w, https://insaattedarik.com.tr/wp-content/uploads/2025/03/REKLAM-MART-2025-300x167.jpg 300w, https://insaattedarik.com.tr/wp-content/uploads/2025/03/REKLAM-MART-2025-768x428.jpg 768w, https://insaattedarik.com.tr/wp-content/uploads/2025/03/REKLAM-MART-2025-1536x857.jpg 1536w, https://insaattedarik.com.tr/wp-content/uploads/2025/03/REKLAM-MART-2025.jpg 1920w" sizes="auto, (max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>



<p>Türkiye’nin deprem kuşağında yer aldığı gerçeği, Silivri açıklarında meydana gelen 6.2 büyüklüğündeki son depremle bir kez daha gündeme geldi. Bu durum, binalarda yalnızca taşıyıcı sistemlerin değil, yapıların iç teknik altyapısının da bütüncül bir güvenlik anlayışıyla ele alınması gerektiğini gösteriyor. Özellikle doğalgaz, yangın, havalandırma ve sıhhi tesisat gibi sistemlerin deprem anında zarar görmesi, can ve mal kayıplarına sebep olabiliyor. Aytes Mühendislik, bu sistemlerin mühendislik esaslarına uygun biçimde projelendirilmesi ve sismik risklere karşı dayanıklı hale getirilmesinin, sadece ilk darbeye karşı değil, deprem sonrası ortaya çıkabilecek ikincil tehditlere karşı da koruma sağladığını belirtiyor.</p>



<p>Son yıllarda, özellikle büyük ölçekli yapılar, konutlar, endüstriyel tesisler, raylı sistemler ve toplu kullanım alanlarında, mekanik tesisat mühendisliğine yönelik farkındalık artarken; bu sistemlerin hem yeni projelerde hem de mevcut yapılarda denetim, bakım ve güçlendirme çalışmalarıyla değerlendirilmesi, afetlere karşı ciddi bir koruma sağlıyor.</p>



<figure class="wp-block-image aligncenter size-full is-resized"><img loading="lazy" decoding="async" width="750" height="500" src="https://insaattedarik.com.tr/wp-content/uploads/2025/05/Sinan-Ayranci.jpg" alt="" class="wp-image-41746" style="width:501px;height:auto" srcset="https://insaattedarik.com.tr/wp-content/uploads/2025/05/Sinan-Ayranci.jpg 750w, https://insaattedarik.com.tr/wp-content/uploads/2025/05/Sinan-Ayranci-300x200.jpg 300w" sizes="auto, (max-width: 750px) 100vw, 750px" /><figcaption class="wp-element-caption"><em>Aytes Mühendislik Yönetim Kurulu Başkanı Sinan Ayrancı</em></figcaption></figure>



<p><strong>Ayrancı: </strong><strong>“</strong><strong>Sismik tedbirler yapı maliyetinin yalnızca %2</strong><strong>’</strong><strong>sini kapsıyor”</strong><strong></strong></p>



<p>Mekanik tesisat sistemlerinin yapılar için önemine değinen <strong>Aytes Mühendislik Yönetim Kurulu Başkanı Sinan Ayrancı,</strong> “Öncelikle geçtiğimiz günlerde yaşanan Silivri depremi nedeniyle tüm ülkemize ve vatandaşlarımıza geçmiş olsun dileklerimi iletmek istiyorum. Can kaybı olmaması en büyük tesellimiz. Deprem, yalnızca binaların taşıyıcı sistemlerini değil, içerisinde yer alan teknik altyapıyı da ciddi biçimde etkileyen bir doğal afettir. Mekanik tesisat sistemleri bu noktada en hassas unsurların başında gelir. Özellikle doğalgaz, havalandırma ve sıhhi tesisat sistemlerinde yaşanabilecek olumsuzluklar; patlama, yangın ve su baskını gibi zincirleme riskleri tetikleyebilir. Örneğin, 6 Şubat’ta Kahramanmaraş depremi sebebiyle Hatay’da yaklaşık 1000 kişinin yaşadığı rezidanslar yıkılmış, sonrasında binalarda meydana gelen yangınlar ve patlamalar nedeniyle çok sayıda can kaybı yaşanmıştı. Bu yaşanan felaket mekanik tesisat mühendisliğinin önemini en net şekilde gösteriyor. Bu nedenle biz Aytes Mühendislik olarak, projelendirme sürecinden uygulama aşamasına kadar tüm mekanik sistemlerde güvenlik kriterlerine azami ölçüde dikkat ediyoruz.</p>



<p>Yalnızca yeni projelerde değil, mevcut yapılarda da mekanik sistemlerin sismik dayanımı açısından denetlenmesi gerektiğini düşünüyoruz. Özellikle endüstriyel tesisler, konutlar, alışveriş merkezleri ya da kesintisiz çalışması gereken alanlarda, bu sistemlerdeki en ufak bir hasarın bile ciddi sonuçlar doğurabileceğini biliyoruz. Bu risklerin başında da tabii ki can ve mal kayıpları geliyor. Bu yüzden periyodik bakım, risk analizi ve gerekiyorsa güçlendirme çözümlerini mutlaka öneriyoruz. Üstelik bu hizmetler, çok düşük maliyetlerle maksimum güvenlik sağlıyor. Yapı maliyetlerinin yalnızca yüzde 2’sini oluşturan sismik tedbirler, doğru mühendislik uygulamalarıyla birleştiğinde, büyük kayıpların önüne geçebilecek bir etki yaratıyor.&nbsp;</p>



<p>Bu uygulamalar sadece sistemin korunmasını değil, aynı zamanda binada bulunan herkesin güvenliğini sağlamayı hedefliyor. Aytes Mühendislik olarak sektör paydaşlarının ve vatandaşlarımızın dikkatini şu noktaya çekmek isteriz: Deprem güvenliğini yalnızca kolon ve kirişlerle sınırlı görmemek gerekir. Yapıların içinde yer alan mekanik tesisat sistemleri de en az taşıyıcı unsurlar kadar hayati önem taşır. Gerçekten güvenli yapılar, ancak bütüncül mühendislik çözümleriyle mümkündür” dedi.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Türkiye’nin Zemin Sıvılaşmasını Çözecek Malzeme Bursa Teknik Üniversitesi’nden</title>
		<link>https://insaattedarik.com.tr/arastirma/turkiyenin-zemin-sivilasmasini-cozecek-malzeme-bursa-teknik-universitesinden/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Metin Alişiroğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 07 Feb 2025 04:30:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Araştırma]]></category>
		<category><![CDATA[Bursa Teknik Üniversitesi]]></category>
		<category><![CDATA[Bursa Teknik Üniversitesi Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi İnşaat Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Eyübhan Avcı]]></category>
		<category><![CDATA[Deprem]]></category>
		<category><![CDATA[İnşaat Tedarik Dergisi Sayı 31 - Ocak-Şubat 2025]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://insaattedarik.com.tr/?p=39418</guid>

					<description><![CDATA[Bursa Teknik Üniversitesi (BTÜ) tarafından geliştirilen, depremlerde zemin sıvılaşması etkisini önleyen ‘Patentli Bor Katkılı Enjeksiyon...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p></p>



<p>Bursa Teknik Üniversitesi (BTÜ) tarafından geliştirilen, depremlerde zemin sıvılaşması etkisini önleyen ‘Patentli Bor Katkılı Enjeksiyon Malzemesi’nin saha uygulaması olumlu sonuç verdi. Gemlik ilçesindeki uygulama alanında kısa sürede etkisini göstererek kum zemini katı hale getiren karışım, hali hazırdaki binalara da uygulanabilecek.</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><a href="https://mapatr.com/"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="539" src="https://insaattedarik.com.tr/wp-content/uploads/2024/09/MAPA-TEDARIK-BANNER-1-1024x539.jpg" alt="" class="wp-image-37997" srcset="https://insaattedarik.com.tr/wp-content/uploads/2024/09/MAPA-TEDARIK-BANNER-1-1024x539.jpg 1024w, https://insaattedarik.com.tr/wp-content/uploads/2024/09/MAPA-TEDARIK-BANNER-1-300x158.jpg 300w, https://insaattedarik.com.tr/wp-content/uploads/2024/09/MAPA-TEDARIK-BANNER-1-768x404.jpg 768w, https://insaattedarik.com.tr/wp-content/uploads/2024/09/MAPA-TEDARIK-BANNER-1-1536x808.jpg 1536w, https://insaattedarik.com.tr/wp-content/uploads/2024/09/MAPA-TEDARIK-BANNER-1.jpg 1920w" sizes="auto, (max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></a></figure>



<p>Bursa’nın Gemlik ilçesi Kurşunlu sahilindeki uygulama sahasında yapılan testler yüzleri güldürdü. Sahildeki kum zemine uygulanan sıvı, kısa sürede katılaşarak depreme dayanıklı hale geldi. Türkiye ve Bursa’nın depreme karşı dayanıklılığını artırmak amacıyla harekete geçen Bursa Teknik Üniversitesi Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi İnşaat Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Eyübhan Avcı tarafından geliştirilen bor katkılı enjeksiyon malzemesinin uygulanması, yakın zamanda inşaat alanlarında hatta hali hazırdaki binalarda da kullanılmaya başlanacak. BTÜ ile Bursa Büyükşehir Belediyesi arasında imzalanan protokolle, Prof. Dr. Eyübhan Avcı’nın geliştirdiği bor katkılı zemin enjeksiyon malzemesi Gemlik’in Kurşunlu sahilindeki alanda farklı noktalara uygulandı. Geliştirilen ürün, BTÜ’nün ‘United States Patent and Trademark Office’ tarafından tescil edilmiş ilk patenti olurken, proje ayrıca Deprem Araştırmaları Projesi çerçevesinde de destek aldı. Yerli ve milli bir proje olan bor katkılı çıktının; zemin iyileştirilmesi sürecinde oldukça hesaplı bir şekilde kullanılabileceğinin de altı çizildi.</p>



<p><strong>15 Yıllık Araştırmaların Sonucunda Ortaya Çıktı</strong></p>



<p>Prof. Dr. Avcı, depremde binaların hasar almasına, yıkılmasına ve binaların yan yatmasına neden olan zemin sıvılaşmasının önlenmesine karşı yaklaşık 15 yıldan beri yürüttüğü çalışmaların sonuna ulaştı. Gemlik’te yapılacak arazi çalışmasının ardından ürünün sahada uygulanmasına ilk olarak deprem bölgelerinden başlanması planlanıyor. Arazide yapılacak zemin iyileştirme uygulaması ile deprem nedeniyle oluşabilecek can ve mal kayıplarının önüne geçilebilecek. Geliştirilen bor kökenli zemin iyileştirilmesi için Türk Patent ve Marka Kurumundan (TÜRKPATENT) patent tescilini de gerçekleştirdi.</p>



<figure class="wp-block-image aligncenter size-large is-resized"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="572" src="https://insaattedarik.com.tr/wp-content/uploads/2024/12/Basliksiz-2-2-1024x572.jpg" alt="" class="wp-image-39419" style="width:704px;height:auto" srcset="https://insaattedarik.com.tr/wp-content/uploads/2024/12/Basliksiz-2-2-1024x572.jpg 1024w, https://insaattedarik.com.tr/wp-content/uploads/2024/12/Basliksiz-2-2-300x168.jpg 300w, https://insaattedarik.com.tr/wp-content/uploads/2024/12/Basliksiz-2-2-768x429.jpg 768w, https://insaattedarik.com.tr/wp-content/uploads/2024/12/Basliksiz-2-2-1536x858.jpg 1536w, https://insaattedarik.com.tr/wp-content/uploads/2024/12/Basliksiz-2-2.jpg 1920w" sizes="auto, (max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>



<p><strong>&#8220;En zor arazilerden birinde uygulamayı deniyoruz&#8221;</strong></p>



<p>Gemlik ilçesi Kurşunlu sahilindeki uygulama sahasında kum zemini ve uygulama sonrası ortaya çıkan örnekleri gösteren Prof. Dr. Avcı, “Laboratuvar aşamalarından sonra, arazi aşaması için tam fay hattının geçtiği bölgeyi tercih ettik. Şu an üzerinde bulunduğumuz bölge sıvılaşma riskinin yüksek olduğu bir alandır. Ciddi olarak yer altı suyunun bulunduğu bölgedir. En zor arazilerden biri diyebiliriz. Bizde ortaya çıkardığımız malzemeyi en zor arazide deneyerek etkinliğini en zordan başlayarak görmek istedik. Bununla ilgili çalışmalarımızı da sürdürüyoruz. Arazinin tahsisinde ve ekipman desteğini Bursa Büyükşehir Belediyesi ile yaptığımız protokol çerçevesinde katkı sağladı. Birçok karışımı, birçok noktada deneme fırsatı bulduk. Bunları da farklı tekniklerle uyguladık” dedi.</p>



<p><strong>&#8220;Türkiye’nin çeşitli bölgelerinde de bunu deneyeceğiz&#8221;</strong></p>



<p>Yapılan çalışmaların sonuna geldiklerini belirten Avcı, “Sıvılaşan zemini nasıl ortadan kaldırabiliriz diye yaptığımız çalışmaların sonucunda başarılı olduğumuzu gördük. Aldığımız karot numunelerinde de, geliştirdiğimiz malzemelerin zemin içindeki boşluklara yerleştiğini gördük. Bununla birlikte zeminin dayanma kapasitesinin arttırdığına şahit oluyoruz. Son aşamalarını da tamamladıktan sonra, Türkiye’nin çeşitli bölgelerinde sıvılaşabilir zeminlerin önlenmesine yönelik çalışmalar yaparak depremlerde oluşabilecek zararın önüne geçmeyi hedefliyoruz. Bunu uygulama alanlarında tabi ki önceliğimiz Bursa olacak. Yaklaşık 1 aylık çalışmamız kaldı. Daha sonra bununla ilgili yazdığımız raporları da vatandaşlarımızla paylaşacağız” diye konuştu.</p>



<p><strong>“Kum zemini katı hale getireceğiz”</strong></p>



<p>Uygulama yapılan alanda olabilecek bir depremde yüksek yıkımların meydana gelebileceği zemine sahip olduklarını belirten Avcı, “Mevcut bölgede 3 ile 10 metre arasında kum alan mevcut olduğu için sıvılaşma riski oldukça yüksek görünüyor. Buradaki hedefimiz, kum birimlere müdahalede bulunarak, o kumun sıvılaşmasını ortadan kaldırarak binaların deprem anında hasar görmesini azaltmaktır. Zemin içerisinde oluşan boşluklara ürettiğimiz malzemeyi yerleştirerek katılaşmasını sağlayacağız” şeklinde konuştu.</p>



<p><strong>“İstanbul, Kocaeli ve Bursa’da zemin sıvılaşması yoğun”</strong></p>



<p>Son yaşanan yıkıcı depremin ardından yaptıkları çalışmanın daha da önem kazandığını ifade eden Avcı, “Kahramanmaraş, Hatay ve diğer bölgelerde çok ciddi yıkımlar meydana geldi. Biz de yaptığımız incelemelerde, özellikle Hatay’da sıvılaşma sebebiyle binaların yıkıldığını gördük. Olabilecek İstanbul depremini düşünerek, çalışmalarımız hızlandırdık. Özellikle İstanbul, Kocaeli ve Bursa gibi bölgelerde sıvılaşabilecek bölgelerin olduğunu biliyoruz. Buralarda da ciddi hasarların ortaya çıkacağını söylüyoruz. Geliştirdiğimiz bu malzeme ile zemin içerisine bu malzemeyi enjekte ederek bu sıvılaşma sorununu ortadan kaldırmayı hedefliyoruz” diye konuştu.</p>



<p><strong>&#8220;Hali hazırdaki binaların temeline girerek bunu uygulayabileceğiz&#8221;</strong></p>



<p>Bu malzemenin diğerlerinden farklı olduğunu belirten Avcı, “Herkesin aklına ‘çimento veya benzeri ürünlerle yapılmaz mı’ sorusu geliyor. Ancak çimento kökenli malzemelerin katılaşma süreleri, 24 ile 48 arasında değişiyor. Özellikle yeraltı suyu veya sıvı zeminde ise bu malzemeler dayanımını kaybetmesinin yanı sıra katılaşmayabiliyor. Biz ise bu uyguladığımız malzemenin katılaşma sürecini zemine göre ayarlayabiliyoruz. 5 dakikada bile katılaşmasını sağlayabiliyoruz. Malzemeyi, yeraltı suyu bulunan bir yere enjekte ettiğimiz zaman hemen katılaşmasını sağlayabiliyoruz. Katılaştığı için hızlı bir şekilde sıvılaşma dediğimiz sorunu ortadan kaldırıyor. Ayrıca bu sadece inşaat yapım esnasında değil, mevcut hali hazırdaki binalarda da kullanılabilecek. İlerleyen dönemlerde, bu malzeme ile temelden küçük delikler açarak, bu enjekteyi uygulayabileceğiz” dedi.</p>



<p><strong>&#8220;Maliyeti diğer uygulamalardan uygun olacak&#8221;</strong></p>



<p>Maliyet konusunda bor katkılı malzemenin mevcut uygulamalara göre daha avantajlı olduğunu kaydeden, Prof. Dr. Avcı, “Bu uygulama ayrıca çevre dostu olmasından dolayı da ön planda olacaktır. Çünkü doğal minerallerden, bor katkısından imal ediliyor. Bir dönüşüm söz konusu oluyor. Doğadan aldığımızı geri vermiş oluyoruz. Çimento bazlı malzemeler yeraltı suyuna karışabiliyor. Tarımsal alanlarda veya başka uygulama alanlarında insan sağlığı açısından önem arz edebiliyor” ifadelerini kullandı</p>



<p><strong>&#8220;Türkiye’nin haricinde yurt dışında da bunu uygulayacağız&#8221;</strong></p>



<p>Yurt dışından malzeme ile ilgili çok sayıda dönüş aldıklarını belirten Avcı, “Özellikle, Amerika ve Japonya’dan ürünün kullanılabilirliği ilgili detaylar istiyorlar. İlerleyen dönemlerde de ürünün yurt dışında kullanımı ile ilgili de çalışmalarımızı başlatacağız. Şu an malzeme ile ilgili hiçbir sıkıntımız yok. Çok rahat bir şekilde istenilen her yere uygulayabiliriz. Ancak ilk uygulamaları kendi kontrolümüzde yapmayı hedefliyoruz. Çünkü hassas bir malzeme, oranlarının teknik ve işi bilen personeller tarafından uygulanması gerekiyor. İlerleyen aşamada da profesyonel ekipler kurup, ürünün daha fazla yaygınlaşmasını sağlayacağız. Yerli ve milli malzemeyle geliştirdiğimiz için hiçbir şekilde malzeme sıkıntımız yok. Biz uyguladığımız bu teknik ile Türkiye’deki zemin sıvılaşmasından kaynaklı olayların önüne geçmeyi hedefliyoruz&#8221; şeklinde konuştu.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Doç.Dr. Sepanta Naimi Uyarıyor: “Büyük depreme karşı hâlâ hazırlıksızız!”</title>
		<link>https://insaattedarik.com.tr/soylesi/doc-dr-sepanta-naimi-uyariyor-buyuk-depreme-karsi-hala-hazirliksiziz/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Metin Alişiroğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 06 Feb 2025 06:31:53 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Söyleşi]]></category>
		<category><![CDATA[6 Şubat Depremi]]></category>
		<category><![CDATA[Altınbaş Üniversitesi]]></category>
		<category><![CDATA[Deprem]]></category>
		<category><![CDATA[Doç. Dr. Sepanta Naimi]]></category>
		<category><![CDATA[Güvenli bina]]></category>
		<category><![CDATA[Riskli Bina]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://insaattedarik.com.tr/?p=40104</guid>

					<description><![CDATA[6 Şubat 2023 tarihinde Kahramanmaraş&#8217;ın Pazarcık ve Elbistan ilçelerinde, yaklaşık 9 saat arayla Mw 7.7...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p></p>



<p>6 Şubat 2023 tarihinde Kahramanmaraş&#8217;ın Pazarcık ve Elbistan ilçelerinde, yaklaşık 9 saat arayla Mw 7.7 ve Mw 7.6 büyüklüğünde iki büyük deprem meydana geldi. 50 binin üzerinde can kaybına sebep olan depremler resmî açıklamalara göre, bölge genelinde toplam 200 binden fazla binanın ağır hasar almasına sebep oldu. <strong>Altınbaş Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölüm Başkanı Doç. Dr. Sepanta Naimi,</strong> “Ancak acılarımızın sebebini çok hızlı unutmuş gibiyiz. Bugün aynı büyüklükte bir deprem olsa durum ne olur? Acaba geride bıraktığımız iki yıl boyunca yeterli dersi çıkarabildik mi?” diye sordu.</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="564" src="https://insaattedarik.com.tr/wp-content/uploads/2024/12/REKLAM-OCAK-2025-1024x564.jpg" alt="" class="wp-image-39313" srcset="https://insaattedarik.com.tr/wp-content/uploads/2024/12/REKLAM-OCAK-2025-1024x564.jpg 1024w, https://insaattedarik.com.tr/wp-content/uploads/2024/12/REKLAM-OCAK-2025-300x165.jpg 300w, https://insaattedarik.com.tr/wp-content/uploads/2024/12/REKLAM-OCAK-2025-768x423.jpg 768w, https://insaattedarik.com.tr/wp-content/uploads/2024/12/REKLAM-OCAK-2025-1536x846.jpg 1536w, https://insaattedarik.com.tr/wp-content/uploads/2024/12/REKLAM-OCAK-2025.jpg 1920w" sizes="auto, (max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>



<p>Doç. Dr. Sepanta Naimi, büyük felaketin 2. yılında depreme dayanıklı yapılar ve riskli bina stoku konusunda değerlendirmelerde bulundu. Naimi, özellikle eski binaların denetimi ve güçlendirilmesi gerekliliğine dikkat çekerek, &#8220;Bu yapılar güçlendirildi mi ya da dönüşüme uğradı mı? Türkiye’nin ekonomik kalbi olan İstanbul bile bu konuda hazırlıklı değil. Son günlerde Ege Denizi&#8217;nde özellikle Santorini Adası’nın olduğu bölgede 400&#8217;den fazla sarsıntı meydana geldi. Bu durum, Kuşadası ve İzmir Körfezi&#8217;nin de büyük depremlere gebe olduğunun bir göstergesi. Önlemlerin acilen alınması gerekiyor.” dedi.</p>



<figure class="wp-block-image aligncenter size-large is-resized"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="601" src="https://insaattedarik.com.tr/wp-content/uploads/2024/02/Sepanta-Naimi-1024x601.jpg" alt="" class="wp-image-31458" style="width:615px;height:auto" srcset="https://insaattedarik.com.tr/wp-content/uploads/2024/02/Sepanta-Naimi-1024x601.jpg 1024w, https://insaattedarik.com.tr/wp-content/uploads/2024/02/Sepanta-Naimi-300x176.jpg 300w, https://insaattedarik.com.tr/wp-content/uploads/2024/02/Sepanta-Naimi-768x450.jpg 768w, https://insaattedarik.com.tr/wp-content/uploads/2024/02/Sepanta-Naimi-1536x901.jpg 1536w, https://insaattedarik.com.tr/wp-content/uploads/2024/02/Sepanta-Naimi.jpg 1920w" sizes="auto, (max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /><figcaption class="wp-element-caption"><strong>Altınbaş Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölüm Başkanı Doç. Dr. Sepanta Naimi</strong></figcaption></figure>



<p><strong>“Riskli binalarda oturmakta ısrar edilmemeli”</strong></p>



<p>Depremin doğanın bir gerçeği olduğuna vurgu yapan Doç. Dr. Naimi, afeti ise dayanıksız yapıların meydana getirdiğini belirtti. Çözümün yalnızca yetkili mercilerde olmadığını, aynı zamanda vatandaşların da sorumluluk alarak harekete geçmesi gerektiğini ifade etti: &#8220;Binalarımızın denetimlerini sağlamak zorundayız. Çürük binalarda yaşamaya ısrarla devam etmek, can güvenliğimizi riske atmak demektir. İnsan canı paha biçilmezdir. Ev sahibi olarak sorumluluk almalı ve bir daha canımızın yanmaması için gerekeni yapmalıyız.&#8221; diye konuştu.</p>



<p><strong>Büyük şehirler ve kırsal alanlar da risk altında</strong></p>



<p>Naimi, İstanbul, İzmir gibi büyük şehirlerin altyapı ve yapılarının, olası büyük depremler karşısında hazır hale getirilmesi gerektığine dikkat çekerek, &#8220;Bunun için hiç kaybedecek zamanımız yok. İstanbul ve Kuzey Anadolu Fay Hattı üzerindeki şehirlerimiz ciddi bir tehdit altındadır. İstanbul’da olası depremin büyüklüğünün 7 ve üzerinde olacağı öngörülmekte ve mevcut durumumuzun bedeli çok ağır olabilir.” dedi.</p>



<p>Aynı tehdit, Kahramanmaraş ve çevresindeki depremzede iller için de geçerli. Bölgede bir deprem oldu diye tekrar olmayacağını kimse garanti edemez. Nasıl birinci depremden sonra beklenmedik şekilde ikinci bir deprem meydana geldiyse, aynı şekilde yüksek ivmeli başka depremlerle de karşılaşabiliriz. Bu nedenle, yüksek katlı yapılardan çok daha hafif ve sağlam binaların tercih edilmesi gerekmektedir.</p>



<p><strong>Güvenli bina nasıl olmalı?</strong></p>



<p>Altınbaş Üniversitesi’nden Doç. Dr. Naimi, güvenli bina inşaatı için 5 temel unsurun altını çizdi:</p>



<ul class="wp-block-list">
<li><strong>Sağlam zemin</strong>: Binalar, sağlam zemine inşa edilmeli, jeolojik analizler yapılmalı.</li>



<li><strong>Depreme dayanıklı malzeme</strong>: Kullanılan malzemelerin kalitesinden ödün verilmemeli, beton ve demir standartlara uygun olmalı.</li>



<li><strong>Mühendislik hizmetleri</strong>: Binalar mutlaka uzman mühendisler tarafından projelendirilmeli.</li>



<li><strong>Denetim ve bakım</strong>: Binaların inşa süreci sıkı bir denetimden geçmeli, zaman içinde de bakım ve kontrolleri yapılmalı.</li>



<li><strong>Kentsel dönüşüm</strong>: Riskli binalar yıkılıp yerine güvenli yapılar inşa edilmeli.</li>
</ul>



<p>Doç. Dr. Sepanta Naimi son olarak deprem gerçeğini unutmadan hem yetkililerin hem de vatandaşların sorumluluklarını yerine getirmesi gerektiği konusunda uyarılarda bulundu. “Aksi takdirde, aynı acıları tekrar yaşamaktan kaçınmak mümkün olmayacak” dedi.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Depremlerde Güvenli Bina Yapmak Zor Değil!</title>
		<link>https://insaattedarik.com.tr/stk/depremlerde-guvenli-bina-yapmak-zor-degil/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Metin Alişiroğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 05 Feb 2025 13:07:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[STK]]></category>
		<category><![CDATA[6 Şubat Depremi]]></category>
		<category><![CDATA[BİTÜDER]]></category>
		<category><![CDATA[BİTÜDER Yönetim Kurulu Başkanı Alper Doğruer]]></category>
		<category><![CDATA[Deprem]]></category>
		<category><![CDATA[Kalıcı Deprem Konutları]]></category>
		<category><![CDATA[Kentsel Dönüşüm]]></category>
		<category><![CDATA[Su Yalıtım Yönetmeliği]]></category>
		<category><![CDATA[Su Yalıtımı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://insaattedarik.com.tr/?p=40098</guid>

					<description><![CDATA[6 Şubat depreminin ikinci yıl dönümü sebebiyle BİTÜDER, Su Yalıtımı’nın önemine dikkat çekti. &#160;“Depremlerden kaçamayız&#8230;...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p></p>



<p><strong>6 Şubat depreminin ikinci yıl dönümü sebebiyle BİTÜDER, Su Yalıtımı’nın önemine dikkat çekti.</strong></p>



<p>&nbsp;“Depremlerden kaçamayız<a>&#8230; </a>Yeterli mühendislik ve sağlıklı uygulamalar ile güvenli yapılar oluşturmak mümkün”</p>



<figure class="wp-block-image aligncenter size-large is-resized"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="564" src="https://insaattedarik.com.tr/wp-content/uploads/2024/12/REKLAM-OCAK-2025-1024x564.jpg" alt="" class="wp-image-39313" style="width:678px;height:auto" srcset="https://insaattedarik.com.tr/wp-content/uploads/2024/12/REKLAM-OCAK-2025-1024x564.jpg 1024w, https://insaattedarik.com.tr/wp-content/uploads/2024/12/REKLAM-OCAK-2025-300x165.jpg 300w, https://insaattedarik.com.tr/wp-content/uploads/2024/12/REKLAM-OCAK-2025-768x423.jpg 768w, https://insaattedarik.com.tr/wp-content/uploads/2024/12/REKLAM-OCAK-2025-1536x846.jpg 1536w, https://insaattedarik.com.tr/wp-content/uploads/2024/12/REKLAM-OCAK-2025.jpg 1920w" sizes="auto, (max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>



<p>11 ilimizi derinden etkileyen deprem felaketinin üzerinden iki yıl geçti. Deprem bölgesinde hala normal yaşama dönülmekte zorlanılıyor, yaralar sarılmaya devam ediyor. Her anlamda yaşadığımız büyük kayıplardan ve yıkımlardan yapıcı dersler çıkarmanın önemine dikkat çekmek için açıklama yapan <strong>BİTÜDER Yönetim Kurulu Başkanı Alper Doğruer</strong>, Türkiye’de inşaat yapım sisteminin büyük oranda betonarme karkas olduğunu hatırlattı. Yıkılan, binalar, betonarme sistemle yapılmış eski ve hatta yeni sayılabilecek yapılar olduğunu ve maalesef statik açıdan yeterli olmadıklarını kanıtlıyor. Yıkılan binalarda yapılan incelemelerde özellikle taşıyıcı sistemin zaman içinde işlevini kaybettiği ortaya çıkıyor. Betonarme yapım sisteminde beton içindeki taşıyıcı demiri ve betonu suyun zararlı etkilerinden koruyamazsak, paslanmadan (korozyondan) dolayı 10 yıl içinde taşıma kapasitesinin %66 azalttığını, dolayısı ile hızla riskli bina statüsüne geçtiğini belirtti.</p>



<figure class="wp-block-image aligncenter size-large is-resized"><img loading="lazy" decoding="async" width="768" height="1024" src="https://insaattedarik.com.tr/wp-content/uploads/2025/02/Alper-Dogruer-768x1024.jpg" alt="" class="wp-image-40099" style="width:397px;height:auto" srcset="https://insaattedarik.com.tr/wp-content/uploads/2025/02/Alper-Dogruer-768x1024.jpg 768w, https://insaattedarik.com.tr/wp-content/uploads/2025/02/Alper-Dogruer-225x300.jpg 225w, https://insaattedarik.com.tr/wp-content/uploads/2025/02/Alper-Dogruer-1152x1536.jpg 1152w, https://insaattedarik.com.tr/wp-content/uploads/2025/02/Alper-Dogruer-1536x2048.jpg 1536w, https://insaattedarik.com.tr/wp-content/uploads/2025/02/Alper-Dogruer-1024x1365.jpg 1024w, https://insaattedarik.com.tr/wp-content/uploads/2025/02/Alper-Dogruer.jpg 1920w" sizes="auto, (max-width: 768px) 100vw, 768px" /><figcaption class="wp-element-caption"><strong>BİTÜDER Yönetim Kurulu Başkanı Alper Doğruer</strong></figcaption></figure>



<p><strong>Kentsel Dönüşüm ve Kalıcı Deprem Konutları güvenli yapılar sorununun çözümü için önemli bir fırsat</strong></p>



<p>Kentsel dönüşüm ile riskli binaların yenilenerek sağlıklı, güvenli ve konforlu yaşam alanları hedefleniyor. Kalıcı deprem konutları inşaatında ve yenilenen tüm binalarda daha önceki hataların tekrarlanmaması için tüm sektör profesyonellerinin bu konuda daha dikkatli, titiz davranmaları gerektiği vurgulayan Doğruer, yaptığı açıklamada, <strong>Su Yalıtım Yönetmeliği</strong>’ ne uygun olarak tasarlanmış, kaliteli malzeme ve işçiliklerle yönetmeliğe uygun SU YALITIMI detayları ile inşa edilmiş bir binanın ekonomik örünün çok daha uzun olacağı vurgulandı. Üstelik tasarım aşamasından itibaren bina toplam bina inşaat maliyetinin %3’ü kadar maliyeti olan SU YALITIMI uygulamasının, depreme güvenli yapıları oluşturacağı vurgulandı. Tüm sektör profesyonellerini bu konuda bilinçli olmaya davet ederek, yeni binalarda uygulanması <strong>zorunlu</strong> olan <strong>Su Yalıtım Yönetmeliği</strong>’nin gereklerine uygun şekilde detaylandırılmasını ve denetlenmesine katkıda bulunmaya, dolayısı ile niteliksiz yapıların inşasına geçit vermemeye davet etti.</p>



<p><strong>Kalite ve Standartlar olmazsa olmaz! Gelecek nesillere sağlıklı yapılar emanet etmeliyiz</strong></p>



<p>Depreme karşı dayanıklı binalar aynı zamanda gelecek nesillere bırakacağımız en önemli miraslardan. Suyun zararlı etkilerinden, taşıyıcı sistemi korozyondan korumak ve olumsuzlukları önlemek için Sektör Sanayicileri olarak, problemlerin azaltılması, tüketicinin korunması ve nitelikli yapıların artması adına, tüm sektör paydaşlarının bilinçli ve seçici olması gerektiğine vurgu yapan BİTÜDER, sağlıklı uygulamalar için kalite ve standartlara uyum konusunda da tüm karar vericileri ve meslektaşlarımızı dikkatli olmaya davet ediyor. Standart dışı ürünlerin kullanımının haksız rekabet ortamı yarattığı gibi, su yalıtımı gibi kritik detaylarda bina güvenliğini etkileyecek negatif sonuçlar doğurabildiğini hatırlattılar.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Su Yalıtımı Binaları Depremlerin Yıkıcı Etkisine Karşı Korur</title>
		<link>https://insaattedarik.com.tr/stk/su-yalitimi-binalari-depremlerin-yikici-etkisine-karsi-korur/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Metin Alişiroğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 05 Feb 2025 10:58:44 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[STK]]></category>
		<category><![CDATA[6 Şubat Depremi]]></category>
		<category><![CDATA[Deprem]]></category>
		<category><![CDATA[İZODER Başkanı Emrullah Eruslu]]></category>
		<category><![CDATA[İZODER Isı Su Ses ve Yangın Yalıtımcıları Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[Su Yalıtımı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://insaattedarik.com.tr/?p=40101</guid>

					<description><![CDATA[Yapılan araştırmalar, suya maruz kalan bir bina donatısının 15 yılda taşıma kapasitesinin yüzde 90’ını, 24...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p></p>



<p><strong>Yapılan araştırmalar, suya maruz kalan bir bina donatısının 15 yılda taşıma kapasitesinin yüzde 90’ını, 24 yılın sonunda ise tamamını kaybettiğini gösteriyor. &nbsp;İZODER Başkanı Emrullah Eruslu, 6 Şubat 2023’te yaşanan deprem faciasının yıl dönümü dolayısıyla yaptığı açıklamada, “Kamudan inşaat firmalarına, mühendisinden ustasına, kiracısından ev sahibine Türkiye’de herkesin güvenli bina anlayışını benimsemesi şart. Mümkünken tedbir almamak sonrasında çok fazla acıya sebep oluyor. Bugün, bina inşa edenin de bir gayrimenkul satın alanın da depreme karşı dayanıklı ve uzun ömürlü binalar için doğru yapılmış su yalıtımı uygulamasının hayati önem taşıdığını unutmaması gerekiyor” dedi.</strong></p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="564" src="https://insaattedarik.com.tr/wp-content/uploads/2024/12/REKLAM-OCAK-2025-1024x564.jpg" alt="" class="wp-image-39313" srcset="https://insaattedarik.com.tr/wp-content/uploads/2024/12/REKLAM-OCAK-2025-1024x564.jpg 1024w, https://insaattedarik.com.tr/wp-content/uploads/2024/12/REKLAM-OCAK-2025-300x165.jpg 300w, https://insaattedarik.com.tr/wp-content/uploads/2024/12/REKLAM-OCAK-2025-768x423.jpg 768w, https://insaattedarik.com.tr/wp-content/uploads/2024/12/REKLAM-OCAK-2025-1536x846.jpg 1536w, https://insaattedarik.com.tr/wp-content/uploads/2024/12/REKLAM-OCAK-2025.jpg 1920w" sizes="auto, (max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>



<p>Ülke olarak yüreklerimizde derin izler bırakan 6 Şubat deprem felaketinden çıkarılması gereken en önemli dersin güvenli yapılaşmanın tüm yönleri ile ele alınarak zaman kaybetmeden ülke çapında yaygınlaştırılması olduğunu belirten <strong>İZODER Isı Su Ses ve Yangın Yalıtımcıları Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Emrullah Eruslu</strong>, şunları söyledi: “Depremler, yangınlar, seller ve yitip giden hayatlar. Bu konudan muzdarip vatandaşımız kalmayıncaya kadar ülkemizin bir numaralı gündemi güvenli yapılaşma olmalı. Deprem kuşağında yer alan ülkemizde kaybedecek bir dakikamız yok. Beklenen Büyük Marmara ve İstanbul depremi, yaklaşan tehlikenin boyutlarını daha iyi anlamamızı sağlıyor. Yeni inşa edilen tüm binalar deprem gerçeği göz önünde bulundurularak tasarlanmalı. Zemine uygun, kaliteli malzeme ve doğru işçilik ile inşa edilecek binalarda mevzuatlardaki tüm kurallar eksiksiz uygulanmalı ve sıkı şekilde denetlenmeli. Binalarda yaşanan en temel sorunlara baktığımızda; ısınamamadan evlerdeki rutubete, yangın güvenliğinden gürültüye kadar pek çok sorununun aslında yalıtımsızlıktan kaynaklandığını görüyoruz. Su ve ısı yalıtımının binaların düşmanı olan korozyona karşı kalkan görevi görerek binaları koruduğunu unutmamalıyız. Ancak yalıtımla korozyona karşı güçlendirilmiş binalar depremin yıkıcı etkisi karşısında sağlam bir şekilde ayakta kalabilir.”</p>



<figure class="wp-block-image aligncenter size-large is-resized"><img loading="lazy" decoding="async" width="970" height="1024" src="https://insaattedarik.com.tr/wp-content/uploads/2023/02/iZODER-Baskani-Emrullah-Eruslu-970x1024.jpg" alt="" class="wp-image-23560" style="width:449px;height:auto" srcset="https://insaattedarik.com.tr/wp-content/uploads/2023/02/iZODER-Baskani-Emrullah-Eruslu-970x1024.jpg 970w, https://insaattedarik.com.tr/wp-content/uploads/2023/02/iZODER-Baskani-Emrullah-Eruslu-284x300.jpg 284w, https://insaattedarik.com.tr/wp-content/uploads/2023/02/iZODER-Baskani-Emrullah-Eruslu-768x810.jpg 768w, https://insaattedarik.com.tr/wp-content/uploads/2023/02/iZODER-Baskani-Emrullah-Eruslu-1456x1536.jpg 1456w, https://insaattedarik.com.tr/wp-content/uploads/2023/02/iZODER-Baskani-Emrullah-Eruslu-1024x1081.jpg 1024w, https://insaattedarik.com.tr/wp-content/uploads/2023/02/iZODER-Baskani-Emrullah-Eruslu.jpg 1920w" sizes="auto, (max-width: 970px) 100vw, 970px" /><figcaption class="wp-element-caption"><strong>İZODER Başkanı</strong> <strong>Emrullah Eruslu</strong></figcaption></figure>



<p>Suya karşı yaşam alanlarını korozyondan koruyarak bina ömrünü uzatan su yalıtımının özellikle betonarme binaların güvencesi olduğunu vurgulayan <strong>İZODER Başkanı</strong> <strong>Emrullah Eruslu</strong>, açıklamalarını şöyle sürdürdü: “Türkiye’deki yapı stoku ağırlıklı olarak betonarme binalardan oluşuyor. Betonarme yapı sistemlerinin en zayıf noktalarından biri ise suya karşı olan hassasiyetleridir. Yağmur, kar, yeraltı suları, zeminde yer alan nem, mutfak, banyo, tuvalet gibi ıslak hacimlerdeki su kaçakları, binanın inşa edildiği zeminde bulunan basınçlı veya basınçsız yeraltı suları nedeniyle binalar sürekli olarak suya maruz kalabilir. Suyun taşıyıcı yapı elemanlarına nüfuz etmesi, betonun içindeki demirin paslanmasına yani korozyona neden olur. Korozyon ise yapının yük taşıma kapasitesini azaltır. Betonarme yapıların sağlıklı bir şekilde, tasarım ömürleri süresince işlevlerini sürdürebilmesi için yapının tamamının standartlara uygun şekilde ısı ve su yalıtımı ile korozyondan korunması gerekir. Karadeniz Teknik Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Şakir Erdoğdu’nun yaptığı araştırma; suya maruz kalan bir donatının 5 yılın sonunda taşıma kapasitesinin yüzde 50’sini, 15 yılın sonunda yüzde 90’ını, 24 yılın sonunda ise tamamını kaybettiğini ortaya koyuyor. Yani herhangi bir deprem ya da dış etken olmadan bile sadece donatı korozyonu ile bir yapının çökmesi söz konusu. 17 Ağustos 1999 Marmara Depremi sonrasında İstanbul Büyükşehir Belediyesi Hasar Tespit Komisyonu tarafından yapılan incelemeler sonucunda, yüzde 79’u hasarlı bulunan 55 bin 651 konut ve iş yerinin yüzde 64’ünde korozyon tespit edilmişti.”</p>



<p><strong>Su yalıtımı zorunlu ama uygulama yetersiz</strong></p>



<p>Binanın doğrudan suya maruz kalan çatı, temel, ıslak hacim gibi bölgelerinde uygulanacak su yalıtımı ve halk arasında terleme olarak bilinen yoğuşmayı önleyen ısı yalıtımı uygulamalarının doğru ve eksiksiz yapılması ile binalarımızın depreme karşı korunabileceğini söyleyen <strong>Emrullah</strong> <strong>Eruslu</strong>, “Binalarda Su Yalıtımı Yönetmeliği’nin 2018 yılında yürürlüğe girmesi ile su yalıtımı zorunlu bir uygulamaya dönüştü. Söz konusu yönetmeliğin yürürlüğe girdiği 1 Haziran 2018’den itibaren inşa edilen ve zorunlu olarak su yalıtımı yapılan bina sayısı toplam yapı stokunun sadece yüzde 5-5,5’ini oluşturuyor. 10 milyonun üzerinde bina, 30 milyonu aşan hanenin bulunduğu ülkemizde bu düşük oranlardaki su yalıtımı uygulaması maalesef bu işin yeterince ciddiye alınmadığını ortaya koyuyor. Ülkemizde ortalama bina ömrünün 30 yıl olduğunu görüyoruz ancak bir binanın ömrü en az 80-100 yıl olmalı. &nbsp;Uzun yıllar boyunca güvenli barınma sağlayacak binalar için zemin etüdünün doğru yapılması, yapının tekniğine uygun olarak tasarlanması, iç ve dış etkenlerden yalıtım ile korunması ve bütün süreçlerin yine tekniğine uygun şekilde denetlenmesi gerekiyor” dedi.</p>



<p><strong>İstanbul’da olası depremde 194 bin bina risk altında!</strong></p>



<p>7,5 büyüklüğündeki senaryo depreminde İstanbul’daki binaların ortalama yüzde 17’sinin (yaklaşık 194 bin bina) orta ve üstü seviyede hasar göreceğinin tahmin edildiğini dile getiren <strong>Eruslu</strong>, “İstanbul Büyükşehir Belediyesi ile Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü Deprem Mühendisliği Ana Bilim Dalı tarafından hazırlanan ‘İstanbul İli Olası Deprem Kayıp Tahminlerinin Güncellenmesi Projesi’ raporunda yer alan sonuçlar, durumun ciddiyetini ortaya koyuyor: 7,5 büyüklüğündeki senaryo depreminde İstanbul’daki binaların ortalama yüzde 26’sının hafif, yüzde 13’ünün orta, yüzde 3’ünün ağır ve yüzde 1’inin çok ağır hasar görmesi bekleniyor. Buna göre ağır ve çok ağır hasarlı binaların yıkılıp tekrar yapılması gerektiği ortaya çıkıyor. Öte yandan orta hasarlı binaların da onarım yerine yıkılıp yeniden inşa edilmelerinin çoğunlukla daha uygun olduğuna işaret ediliyor. Durum böyleyken bir an önce Türkiye genelinde mevcut bina stokunun incelenmesi, güvenli hale getirilebilecek binaların ve güvenli olmayan binaların tespit edilmesine ihtiyaç var. Yeterli dayanıma sahip olan güvenli binaların güçlendirilmesi, güvenli olmayan binaların ise kentsel dönüşüme tabi tutulması ve yeniden inşa edilmesi hayati önem taşıyor” diye konuştu.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>THBB Başkanı Yavuz Işık &#8220;Geçmişten aldığımız derslerle geleceği daha güvenli inşa etmeliyiz&#8221;</title>
		<link>https://insaattedarik.com.tr/stk/gecmisten-aldigimiz-derslerle-gelecegi-daha-guvenli-insa-etmeliyiz/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Metin Alişiroğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 05 Feb 2025 10:28:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[STK]]></category>
		<category><![CDATA[6 Şubat Depremi]]></category>
		<category><![CDATA[Deprem]]></category>
		<category><![CDATA[Deprem Yönetmeliği]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye Hazır Beton Birliği Başkanı Yavuz Işık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://insaattedarik.com.tr/?p=40106</guid>

					<description><![CDATA[6 Şubat 2023 Kahramanmaraş Depremleri’nin 2. yıl dönümünde açıklamada bulunan Türkiye Hazır Beton Birliği Başkanı...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p></p>



<p><strong>6 Şubat 2023 Kahramanmaraş Depremleri’nin 2. yıl dönümünde açıklamada bulunan Türkiye Hazır Beton Birliği Başkanı Yavuz Işık, yapı güvenliği için Deprem Yönetmeliği’ne tam uyum, kalite standartlarına uygun beton üretimi ve etkin denetim çağrısında bulunarak “Bu felaketin tekrarlanmaması için geçmişte yapılan hatalardan ders çıkarmalı ve bu farkındalıkla geleceği planlamalıyız.” dedi.</strong></p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="564" src="https://insaattedarik.com.tr/wp-content/uploads/2024/12/REKLAM-OCAK-2025-1024x564.jpg" alt="" class="wp-image-39313" srcset="https://insaattedarik.com.tr/wp-content/uploads/2024/12/REKLAM-OCAK-2025-1024x564.jpg 1024w, https://insaattedarik.com.tr/wp-content/uploads/2024/12/REKLAM-OCAK-2025-300x165.jpg 300w, https://insaattedarik.com.tr/wp-content/uploads/2024/12/REKLAM-OCAK-2025-768x423.jpg 768w, https://insaattedarik.com.tr/wp-content/uploads/2024/12/REKLAM-OCAK-2025-1536x846.jpg 1536w, https://insaattedarik.com.tr/wp-content/uploads/2024/12/REKLAM-OCAK-2025.jpg 1920w" sizes="auto, (max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>



<p>Kahramanmaraş Depremlerinin 2. yıl dönümünde değerlendirmelerde bulunan Türkiye Hazır Beton Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Yavuz Işık, “6 Şubat 2023 tarihinde meydana gelen Kahramanmaraş merkezli depremler, ülkemizin en büyük felaketlerinden biri olarak hafızalarımıza kazındı. Türkiye Hazır Beton Birliği olarak, yaşanan bu büyük afetin derin üzüntüsünü yaşadık. Ortaya çıkan tablo, yapı güvenliğinin ve yapı malzemelerinin doğru kullanımının önemini bir kez daha gözler önüne serdi. Deprem sonrasında yapılan incelemeler, yapı malzemesi seçiminden denetim süreçlerine kadar çeşitli aşamalardaki eksikliklerin ne yazık ki büyük kayıplara yol açtığını gösterdi. Artık geçmişteki ihmalleri tekrar etmeden, daha güvenli bir geleceği inşa etmek zorundayız.” dedi.</p>



<p><strong>Güvenli yapılar için kaliteli beton ve etkin denetim şart</strong></p>



<p>Depreme dirençli yapılar için beton kalitesinin önemini vurgulayan THBB Başkanı Yavuz Işık, “Beton kalitesinin yapı güvenliğinde vazgeçilmez bir unsur olduğu aşikârdır ancak kaliteli beton kullanımı tek başına yeterli değildir. Denetim mekanizmalarının yeterince işletilmediği ve mühendislik ilkelerine uygun tasarımların yapılmadığı durumlarda, güvenlik hedeflerinden uzaklaşıldığını bu felakette üzücü bir şekilde gördük. Ayrıca zemin etütlerinin dikkate alınmaması ve yerel koşullara uygun tasarımlar yapılmaması, binaların performansını olumsuz etkileyerek yıkımlara zemin hazırlamıştır. Depremin ardından bölgede yapılan incelemeler, yüksek dayanımlı ve standartlara uygun hazır betonun kullanıldığı yapılar ile zayıf malzeme ve tekniklerle ve özellikle 2000 yılı öncesi ilkel yöntemlerle hazırlanan beton ile inşa edilen yapılar arasındaki farkı net bir şekilde göstermektedir. Depreme karşı daha güvenli yapıların inşası için çevresel etkilere uygun C30/37 ve üzeri dayanım sınıfındaki betonların kullanımı gerektiği bir kez daha ortaya çıkmıştır.” diye konuştu.</p>



<figure class="wp-block-image aligncenter size-large is-resized"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="571" src="https://insaattedarik.com.tr/wp-content/uploads/2024/07/THBB-Baskani-Yavuz-Isik--1024x571.jpg" alt="" class="wp-image-34003" style="width:740px;height:auto" srcset="https://insaattedarik.com.tr/wp-content/uploads/2024/07/THBB-Baskani-Yavuz-Isik--1024x571.jpg 1024w, https://insaattedarik.com.tr/wp-content/uploads/2024/07/THBB-Baskani-Yavuz-Isik--300x167.jpg 300w, https://insaattedarik.com.tr/wp-content/uploads/2024/07/THBB-Baskani-Yavuz-Isik--768x428.jpg 768w, https://insaattedarik.com.tr/wp-content/uploads/2024/07/THBB-Baskani-Yavuz-Isik--1536x857.jpg 1536w, https://insaattedarik.com.tr/wp-content/uploads/2024/07/THBB-Baskani-Yavuz-Isik-.jpg 1920w" sizes="auto, (max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /><figcaption class="wp-element-caption">THBB Başkanı Yavuz Işık</figcaption></figure>



<p>Yapı güvenliğinde dikkat edilmesi gerekenlere değinen THBB Başkanı Yavuz Işık, “Deprem Yönetmeliği’ne tam uyum sağlanmasını, hazır beton üretiminde ve denetiminde kalite standartlarının titizlikle korunmasını; kamu, özel sektör ve akademik çevrelerle iş birliği yapılarak yapı denetiminin iyileştirilmesini ve farkındalık artırıcı eğitim ve bilgilendirme çalışmalarıyla toplumda bilinç oluşturulmasını öneriyoruz.” dedi.</p>



<p><strong>Toplumda deprem bilinci ve güvenli yapı anlayışı yaygınlaştırılmalı</strong></p>



<p>Türkiye Hazır Beton Birliği (THBB) olarak inşaat sektörünün önemli bir paydaşı olduklarını ve güvenli yapıların en önemli bileşeninin sorumluluğunu taşıdıklarına dikkat çeken THBB Başkanı Yavuz Işık, “37 yıldır ülkemizin sağlam yapılar üzerinde gelişmesini ve büyümesini sağlamak için yoğun çaba sarf etmekteyiz. Hem sektörümüzün kalite bilincini ve yetkinliğini geliştirmek hem de hazır beton kullanıcılarını doğru uygulamalara teşvik etmek için birçok somut adım attık ve atmaya devam ediyoruz. Bunları yaparken ilgili kamu kurumları ve meslek örgütleri ile iş birliğini önemsiyoruz.” dedi.</p>



<p>Sürdürülebilir ve güvenli bir gelecek için yeni adımların atılması gerektiğine inandıklarını ifade eden THBB Başkanı Yavuz Işık, “Bu doğrultuda, standartlara uygun hazır beton kullanımı başta olmak üzere yapı malzemeleriyle ilgili tüm süreçlerin titizlikle yürütülmesi gerektiğini bir kez daha vurguluyoruz. Güçlü bir denetim sistemiyle desteklenmeyen yapılar, en yüksek standartlardaki malzeme kullanılsa dahi beklenen güvenliği sağlayamaz. Aynı şekilde toplumda deprem bilincinin artırılması ve güvenli yapı anlayışının yaygınlaştırılması da hayati önem taşımaktadır.” diye ekledi.</p>



<p><strong>Depreme dirençli kentler için ortak hareket edilmeli</strong></p>



<p>Sektörel bilgi birikimi ve deneyimi ile güvenli yapılaşma hedeflerine ulaşılması adına çalışmalarını sürdüreceklerinin altını çizen THBB Başkanı Yavuz Işık, “Depremden zarar gören bölgelerin yeniden inşası ve gelecekteki risklerin azaltılması için, bilimsel temellere dayalı adımlar atılması ve tüm paydaşların el birliği ile hareket etmesi gerekmektedir. Millet olarak dayanışma içinde, daha güvenli bir gelecek inşa etme sorumluluğumuzu yerine getireceğimize inanıyoruz. Bu felaketin tekrarlanmaması için geçmişte yapılan hatalardan ders çıkarmalı ve bu farkındalıkla geleceği planlamalıyız. Geleceğimizi şekillendiren her yapıda insan hayatını ön planda tutarak daha sağlam ve dayanıklı şehirler kurma hedefimizden asla vazgeçmeyeceğiz.” şeklinde konuştu.</p>



<p><strong>Hazır Beton ve Depreme Dirençli Yapılar için Akademik Değerlendirme</strong></p>



<p>THBB Başkanı Yavuz Işık, geçen yıl, Kahramanmaraş Depremlerinin yıl dönümünde, deprem bölgelerinde kullanılacak betonlarla ilgili görüşlerin iletildiği, özellikle yeni yapılacak yapıların olası bir depreme karşı dirençli olabilmesi için gerekli asgari koşulların paylaşıldığı “Akademik Değerlendirme”yi kamuoyunun bilgilerine sunduklarını ifade etti.</p>



<p>Çeşitli üniversitelerde görevli olan veya görev yapmış ve aynı zamanda THBB BETON 2023 Kongresi Bilim Kurulu’nda yer alan öğretim üyeleri tarafından hazırlanan “Hazır Beton ve Depreme Dirençli Yapılar için Akademik Değerlendirme”yle ilgili değerlendirmelerde bulunan THBB Başkanı Yavuz Işık, yapıların, depreme dayanıklı olması için; işlevsellik, hizmet görebilirlik, her çeşit iç ve dış etkenlere direnç ve sürdürülebilirlik bakımından; ilgili standartlara ve şartnamelere uygunluğu sağlayacak deneyim ve yetkinlikte mühendislerden ve yardımcılarından oluşan tasarım, proje-nitelik yönetimi, yapım ve denetim ekipleri tarafından inşa edilmesinin önemine dikkat çekti.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>“Güçlendirilmiş Binalar Depremi Hasarsız Atlatabilir…”</title>
		<link>https://insaattedarik.com.tr/soylesi/guclendirilmis-binalar-depremi-hasarsiz-atlatabilir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Metin Alişiroğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 24 Aug 2024 07:04:21 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Söyleşi]]></category>
		<category><![CDATA[ALTER Uluslararası Mühendislik ve Müşavirlik Yönetici Ortağı Dide Özdikmen]]></category>
		<category><![CDATA[Deprem]]></category>
		<category><![CDATA[Güçlendirilmiş Bina]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.insaattedarik.com.tr/?p=33868</guid>

					<description><![CDATA[ALTER Uluslararası Mühendislik ve Müşavirlik Yönetici Ortağı Dide Özdikmen Özdikmen: “Hiç kimse güvenli olmayan bir...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="has-text-align-center"><em>ALTER Uluslararası Mühendislik ve Müşavirlik Yönetici Ortağı Dide Özdikmen</em></p>



<p><strong><em>Özdikmen: “Hiç kimse güvenli olmayan bir binada yaşamak ya da çalışmak istemez… Çocuğunu deprem güvenliği olmayan bir okula göndermek istemez. Riskli yapıların güvenli hale getirilmesi zor değil; eski yapıların gelişmiş tasarımlarla veya malzemelerle güçlendirilmesi, yeni yapıların sıfırdan inşa edilmesi kadar önemlidir.”</em></strong><strong><em></em></strong></p>



<figure class="wp-block-image aligncenter size-full"><img decoding="async" src="https://insaattedarik.com.tr/wp-content/uploads/2024/07/REKLAM-2024.jpg" alt="" class="wp-image-33831"/></figure>



<p>Bir deprem ülkesi olarak ve yakın tarihte çok büyük ve yıkıcı depremleri yaşamış bir ülke olarak depremi konuşmadan bir günümüz geçmiyor. Henüz yaşanmış depremlerin yaralarını hala sarmaya çalışırken, uzmanlar sıklıkla yaşanan ve yaşanacak olası depremler konusunda uyarılarını sürdürüyor; diğer yandan da binanın direncini daha iyi anlamak için yapısal analizle birlikte yapının ayrıntılı modellemesini kullanarak depreme dirençli binalar oluşturmanın mümkün olduğunu vurguluyor.</p>



<p>Can kayıpları ile birlikte yaşam ve altyapı üzerinde milyarlarca lira değerinde tehdit oluşturan, büyük yıkımlara yol açabilen depremlerin verdiği, vereceği zararı en aza indirgemenin mümkün olduğunu belirten <strong>ALTER Uluslararası Mühendislik ve Müşavirlik Yönetici Ortağı Dide Özdikmen</strong>, farklı depreme dayanıklılık teknikleri sunabilen mühendislik uygulamaları ile evlerin, işyerlerinin, okulların, hastanelerin ve otellerin güvenli hale gelebilmesinin mümkün olduğunu ifade ediyor.</p>



<p>Özdikmen, depreme dayanıklı binalar inşa etmek kadar, mevcut binalarda güçlendirme çalışmalarının yapılmasının büyük önem taşıdığını vurgulayarak şu bilgileri veriyor:</p>



<p>“Hepimizin bildiği gibi ülkemiz bir deprem kuşağında ve bununla yaşamak zorunluluğumuz var. Daha yakın zamanda çok büyük felaketler yaşadık. Hemen her gün farklı bölgelerimizden sarsıntı, deprem haberleri almaya devam ediyoruz. Hala yaşanan büyük felaketlerin yaralarını sarmaya çalışıyoruz. Elbette ki yeni yapılan binaların depreme dayanıklı olarak inşa edilmesi çok önemli ancak mevcut yapıları güçlendirme çalışmaları ile depreme karşı ciddi bir önlem almak da mümkün… &nbsp;Hiç kimse güvenli olmayan bir binada yaşamak ya da çalışmak istemez… Çocuğunu deprem güvenliği olmayan bir okula göndermek istemez. Aslında bu zor değil; eski yapıların gelişmiş tasarımlarla veya malzemelerle güçlendirilmesi, yeni yapıların sıfırdan inşa edilmesi kadar önemlidir. Yaşadığımız bölgenin risklerine göre tedbir almak bizim için kaçınılmaz bir durum. Sismik risklere göre tasarım yapmak, mevcudu irdeleyerek güçlendirme projeleri hazırlamak mümkün&#8230; Özellikle deprem riskli bölgelerde riskli binaların sayısı oldukça fazla… Yıkıp yeniden yapmak yerine bazı binalarda güçlendirme çalışmaları yapılması çok önemli bir seçenek olmakla birlikte hem hayati risklerin hem de maddi kayıpların önüne geçilmesini de sağlayacaktır.”<strong></strong></p>



<p>Mühendisler ve bilim adamlarının zaman içerisinde çok önemli teknikler geliştirdiğini dile getiren Özdikmen, yüzen temel, çekirdek duvar, sarkaç gücü gibi çok sayıda tekniğin güçlendirme çalışmalarında kullanıldığı ve depreme dayanıklı yapılar haline getirildiği bilgisini verdi.</p>



<p><br>Özdikmen, özellikle okulların, hastanelerin, otellerin, nüfus yoğunluğunun yüksek olduğu binaların bir an önce bu çalışmaları gerekiyorsa kendi kaynaklarıyla yaptırmasının hayati önem taşıdığını yineledi.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
